FRANSAYI İYİ TANIYALIM….

*Fransa Afrika’da neredeyse 20 ülkeye hâkimdir. Diyeceksin ki “Ama bu ülkeler bağımsız, kendi bayrağı, marşı ve sınırları var.”
Fransa hepsine “şartlı bağımsızlık” vererek çekilmemiş, sadece sömürge metodunu değiştirmişti. İşte bütün mesele burada.
Şartlı bağımsızlık bilinmeden son yüz yıl anlaşılamaz.

*Fransa Cezayir’den çekilirken Cumhurbaşkanı De Gaulle:
“Biz Cezayir’den çekileceğiz ama yerimize bıraktığımız yönetici elit, bizim çıkarlarımızı bizden daha iyi koruyacak” demişti. İşte tüm sır burada gizliydi. Çekildiler, fakat kalmaya hep devam ettiler. Bunu o kadar ustaca yaptılar ki anlaşılmadı. Kendi halkları bile tam bilmiyor. Anlatalım:

*Fransa yıllar boyu 20’ye yakın bu Afrika ülkesini sömürüp refah içinde yaşadı. 2. Dünya Savaşı’ndan sonra artık bu sömürgelerini elinde tutamayacağını anladı. Yeni sömürge metoduna geçmeye karar verdi. Bu metodunu adı:
ŞARTLI BAĞIMSIZLIK. İşte bu tam bir illüzyondu.

*Fransa sömürgelerinden çekilirken onlara 3 şeyi şart koştu:
-Resmi dil Fransızca olacak.
-Eğitim sistemini Fransa inşaa edecek.
-Maden politikası, para sistemi ve hukuk sisteminde Fransa’nın dediği olacak.
Hepsi kabul etti. Etmeyen de zorla tehdit, suikast ve şantajla kabul etti. Bir bayrak, istiklal marşı ve sınırları olmuştu(!) Yaşasın bağımsızlık(!)

  • Fransa bu ülkelere Fransızcayı yaymak için çok uğraştı. Fransızca üzerinden Fransız kültürü ve sempatisini yaydı. Ekmek bulamayan köylülere bile Fransızca öğrenmesi için kitap ulaştırıp Fransızca öğretecek imkân sağladı. Unutmayın dil mankurtlaştırmanın ilk aracıdır. Fransızca bu ülkelerde ana dil gibi konuşulur. Fransızca konuşan halk Fransız gibi düsünecekti.

  • Fransa Senegal, Çad, Nijer, Gine, Kamerun, Cezayir, Tunus, Kongo, Fildişi Sahili gibi sömürdüğü ülkelerde yeni Fransız radyoları, kitapları, kanalları, yayınları, dergileri, oyunları kurdu. Buralardaki halkların zihinleri Fransa’dan başka birşey düşünemeyecek hale geliyordu. Zihinsel işgal buydu. Bayrak, istiklal marşları kandırmacaydı. Bağımsızlık aldatmacaydı. Büyük bağımsızlık ve kurtuluş mücadelesi kutlamaları ile halkların gazı alındı.

  • Bu ülkelerde Fransızca ülkenin ana dilinden daha iyi konuşulmaktadır. Öyle ki Fransızca konuşmak üstünlük ve karizma meselesi kabul ediliyordu. Fransa bu algıyı çok iyi aşılamıştı. Kurduğu eğitim sisteminde yetişen kişileri de ülkelerin başına getirip hakimiyetine ve sömürüye devam etti. Fransanır devşirdikleri bürokrasi, askeriye ve hukuka hâkim oldu. Bunlar kültür ve dinine düşman edilmiş kişilerdi. Rengi Senagalli, Gineli, adı Senagalli, Gineli gibi ama devşirilmiş kişilerdi. Devşirilmiş takım elbiseliler Fransa adına ülkeyi yönetecekti.

  • Nitekim Fransa’nın Cezayir’e atadığı Fransız vali şunları demişti:
    “Cezayirlileri Kur’an okudukları, Arapça  konuştukları müddetçe yenmemiz  mümkün değildir. Kur’an’ı aralarından kaldırmamız ve Arapça dilini söküp atmamız gerekir.”
    Cezayir’de bu politika çok ustaca uygulandı. Dil çok önemlidir. Cezayir’de devletin her yerine azınlık devşirilmişler hâkim oldu. Müslüman yerli, milli ekiplerin devlete hakim olması darbe ve suikastlarla engellendi.

  • Öyle ki Fransa Afrika’da bir topluluk kurdu: FRANKOFONİ. Fransızca Konuşan Ülkeler Topluluğu. Bu ülkelerin liderleri Fransa öncülüğünde düzenli toplanıp uygulanacak politikaları belirlerler. Dil üzerinden ülkeler nasıl ele geçirilir şimdi anladınız mı? Fransızcayı ana dil yap. Sonra Fransız konuşan ülkeler adıyla toplayıp hüküm sür. Kurnazca.

  • Fransa’nın Afrika’yı ekonomik olarak kontrol altında tutmasını sağlayan en önemli faktör “Fransız Sömürgeleri Frankı” (CFA). Yani Fıransız para sistemiydi. Frank bu ülkelere şart koşulmuştu. CFA’ya en ufak karşı çıkacak olanlar ya yolsuzlukla suçlanıp hapse atılıyor ya da ülkelerinde karışıklık çıkarılıp darbe yapılıyordu. CFA’dan çıkış yoktu.

  • CFA uygulamasının sonuçları gerçekten çok acımasız oldu. Gine Bissau, Ekvator Ginesi, Burkina Faso, Benin, Nijer, Mali, Senegal, Togo, Gabon, Çad, Kongo, Kamerun ve Orta Afrika Cumhuriyeti gibi ülkelerin kullandığı CFA bu ülkeleri bitirdi, fakir ve çaresiz bıraktı.

  • Fransa 1961’den beri 14 Afrika ülkesinin ulusal parasını, rezervlerini elinde tutuyor. Fransa bu ülkelerden yıllık 500 milyar dolar kazanç elde ediyor. Ne para ama değil mi? Bu ülkeler Fransa’nın hâkimiyetinden çıksa Fransa rezil hale gelir. Bu ülkelerin Merkez Bankaları Fransa kontrolünde. Bu ülkeler paralarına erişemiyor. Fransa bu ülkelerin paralarının sadece %15’ine erişime izin veriyor.

  • Bu ülkelerin büyük ekonomik varlıklarının tümü Fransızların elindedir. Mesela Fildişi Sahili’nde Fransız şirketleri su, elektrik, telefon, ulaşım, limanlar ve büyük bankalar gibi  hizmetlerin tümünü kontrol etmektedir. Ticaret, inşaat ve tarımda da aynı şey geçerlidir.

  • Bu Afrika ülkeleri kamu alımları ve kamu ihalelerinde Fransız çıkarlarını korumak ve Fransız şirketlerine öncelik vermek zorundadırlar. Hükümet ihalelerinde Fransız şirketleri birinci önceliğe sahiptir. Bunu gözetmezlerse şiddetle cezalandırılırlar. Dikkat edin..

” Fransız sömürgelerinden birinde yaşayan bir insan bir başka ülkeye gitmek istediği zaman bile, oraya Paris üzerinden gitmek zorundaydı. Başka şekilde gitmesi yasaktı. Sonraları farklı ülkelerin havayollarının güçlenmesiyle Afrikalılar, farklı güzergâhlar kullanabilmeye başlamış, Fransa’dan başka ülkelerin de varlığını keşfetmişlerdir.

  • Bugün Türk Havayolları Afrika’nın her yerine uçuyor. Artık bütün aktarmalar İstanbul üzerinden gerçekleşiyor. Fransa’nın Türkiye’ye zaman zaman şiddetli bir şekilde saldırmasının sebeplerinden biri de budur. Ciddi rahatsız oldular. Fransa Türkiye’yi Afrika’dan uzak tutmak istiyor. Afrika halklarını Fransa’ya karşı ayaklandırabilecek tek ülke Türkiye’dir.

  • Fransa bu Afrika ülkeleri hakimiyetinden çıkmasın diye her defasında sert tedbirler aldı. Gine Müslüman lideri “Sékou Touré” Fransız sömürgesinden çıkmaya ve ülkesini tam bağımsızlığa götürmeye karar verdiğinde, Paris’teki Fransız sömürge seçkinleri çok öfkelendi ve Gine’deki Fransız yönetimini ve  ülkedeki her şeyi yok etti. Gine yağmalandı cezalandırıldı.

  • Togo Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı “Sylvanus Olympio” CFA’yı terkedip kendi parasını basma kararı aldı. Ülkesinin parasını basmasından üç gün sonra 1963’te suikastla öldürüldü. Yani Fransa buna izin vermedi. Onu öldürerek diğer ülkelere de korku saldı, sonunuz böyle olur demiş oldu.

  • Mali Cumhuriyeti’nin Cumhurbaşkanı “Modibo Keita” CFA’dan çekilme kararı aldı. 1968’de Fransız yanlısı askerlerin darbesi ile indirilip etkisiz hale getirildi. Fransa kendi para sistemi CFA’dan çıkılmasına asla izin vermiyordu. Darbe, terör, suikastla engelliyordu.

  • Son 50 yılda Afrika’da 26 ülkede toplam 67 darbe gerçekleşti. Çoğu Fransa’nın eski sömürgesi olan ülkeler. Fransa bu darbe ve suikastlarla ülkeleri hâkimiyetinde tutup sömürmeye devam etti. Her seferinde devşirdiklerine darbe yaptırıp devşrilmişleri başa getirdi. En kötü darbeyi Cezayir’de yaptı.

  • 1992’de Fransa karşıtı Müslümanlar Cezayir’de FIS (İslami Selamet Cephesi) adında parti kurup büyük farkla seçimi kazanınca Fransa, devşirilmiş Cezayir’li komutanlara darbe yaptırıp Cezayir’de 200 bin kişiyi katlettirdi. Çok yakın bir tarihte oldu bu. 1992-1995 arası. FIS lideri Prof. Abbas Medeni tutuklandı. Medeni Necmettin Erbakan’ın yakın arkadaşıydı. Nitekim 2 yıl sonra da 1997’de Türkiye’de Necmettin Erbakan’a darbe yapılacaktı.

  • BAĞIMSIZLIK illüzyondu dostlar. Fransa bu ülkelerde eğitim, ekonomi, hukuk sistemini kurup kuklalar atayıp çekip gitti. Bayraklarını, marşlarını, sınırlarını tanıdı. Afrika ülkelerine de bu günü kurtuluş ve bağımsızlık günü diye yutturdu. Tam bir illüzyon, sihirbazlık! Sonunda ne oldu? Eskisinden daha iyi sömürmeye devam etti. Sömürme ve hakimiyet metodunu değiştirmişti. Geldik en önemli yere. Bombayı patlatıp bitirelim.

  • Bugün Türkiye Libya’ya üs kurup Afrika’ya açılmaya başladı. Libya Osmanlı döneminde “Afrika’nın anahtarı” olarak adlandırılırdı. Fransa Türkiye’yi Afrika’dan uzak tutmak için Yunanistan’ı piyon olarak kullanıyor. Mevzu Yunanistan değil uyanın. Mevzu Fransa’nın Afrika ve Akdeniz’deki sömürgeleri, yani çıkarları.

Alıntıdır.

Prof. Dr. Osman Müftüoğludan… Mevlânâ ve Yunus Emre’den aldığı kısa notlarla 100 maddelik Hayat Anayasası.

İLK 10
YAVAŞ YE HIZLI YÜRÜ
1- Az ve öz ye. Yükte hafif, pahada ağır şeyler tüket.
2- Yaşın ilerledikçe lokmalarını azalt, adımlarını çoğalt.
3- Yavaş ye, hızlı yürü.
4- Zeytinyağı ve tereyağına öncelik ver.
5- Yoğurt, yumurta ve balıktan vazgeçme.
6- Kahveyi değil çayı sev, ikisini de kararında tüket.
7- Bakliyat, sebze ve meyveyi ihmal etme.
8- Yeşillikleri ve baharatı ciddiye al.
9- Maydanoz, kekik, nane, fesleğen, tere, roka ve benzerlerini sofrandan eksik etme.
10- Tarçın, zerdeçal, rezene ve kırmızı biberi masanda tut.

İKİNCİ 10
YEMEKTE SU İÇME
1- Şekerden, undan, tuzdan ve kızarmış yağdan uzak dur.
2- Güvenli ve mineral zengini su iç.
3- Yemekte su içme.
4- Suyu oturarak ve ılık iç.
5- Suyuna portakal veya limon dilimleri, rendelenmiş turunçgil kabuğu ekle.
6- Kahvaltıyı atlama.
7- Akşamları az ve erken saatte ye.
8- İki öğünle beslenmeyi dene.
9- Sofradan biraz aç kalk.
10- Damak çatlatayım derken damarlarını çatlatma.

ÜÇÜNCÜ 10
BEL ÇEVRENİ İYİ GÖZLEMLE
1- Geleneksel gıdalar ve mutfaktan pek ayrılma.
2- Ev yemeklerini tercih et.
3- Sofranı kalabalık tut, masanı (ailen ve dostlarınla) büyüt.
4- 40’lı yaşlardan sonra et değil ot (bitkisel) ağırlıklı beslen, aslan değil kuzu ol.
5- 40’lı yaşlardan sonra her 10 yılda bir tabağını yüzde 5 küçült.
6- Duygusal açlığını besinlerle giderme.
7- Kilonu ve bel çevreni iyi izle.
8- Doğal, tam ve yerel besinleri tercih et.
9- Sabah egzersizlerini ihmal etme.
10- Her gün mutlaka yürü.

DÖRDÜNCÜ 10
AYAKTA KAL HAYATTA KAL
1- Her gün paslanmamak için 5 bin, kilo almamak için 7 bin 500, sağlıklı yaşlanmak için 10 bin adım atmaya çalış.
2- 30 dakikadan fazla oturma.
3- “Ayakta kal, hayatta kal” mottosunu asla unutma.
4- Mümkünse her gün 15-20 dakika güneşlen.
5- Uykundan taviz verme.
6- Erken yat, erken kalk.
7- Duasız, dileksiz ve şükürsüz yatağa girme.
8- Güne neşeli başlamaya gayret et.
9- Stresten uzak dur.
10- İşe evini, eve işini götürme.

BEŞİNCİ 10
EŞİNİ, İŞİNİ, AİLENİ ÇOK SEV
1- Hazdan kopma, keyfi bırakma ama ikisine de tutku derecesinde bağlanma.
2- Kendinle ve hayatla dalga geçmeyi bil.
3- Yüzünden gülümsemeyi, ağzından kahkahayı eksik etme.
4- Gamlı, kederli olma, “Neşeli ol ki genç kalasın” mottosunu her sabah tekrarla.
5- Kendini, işini, eşini ve aileni çok sev.
6- Aileni, ilişkilerini sağlam ve büyük tut.
7- Eşine, işine, doğaya aşk ile sarıl.
8- Eğlenceli biri ol, eğlenmeyi asla bırakma.
9- Arkadaşsız, dostsuz, komşusuz kalma.
10- Evlen, mümkünse çocuk sahibi ol.

ALTINCI 10
İLAÇLARDAN UZAK DUR!
1- Tedbiri elden bırakma, emniyet kemeri tak, kask kullan.
2- Sağlık kontrollerini ihmal etme.
3- Gereksiz ilaç kullanma.
4- Manevi şifaya zaman ayır.
5- Sıkıntılarını paylaşabileceğin insanlarla dost, arkadaş ol.
6- Doğaya dokun; rüzgârı yüzünde, güneşi teninde hisset.
7- Yaşlanmaktan korkma, yaşlılıkla kavga etme.
8- Mutlak sonu kabullen.
9- Genetik mirasını öğren, ona göre tedbir al.
10- Sadece sevince değil kedere de ortak ol.

YEDİNCİ 10
İNCİNME İNCİTME
1- Müzikten kopma.
2- Ruh ve bedenini birbirinden ayırma; beden un, ruh su; oluşan hamur ise sensin.
3- Kendine yetmeye çalış.
4- İnsaflı, hoşgörülü, gani ruhlu biri ol.
5- İncinme, incitme.
6- İhtiraslı olma.
7 Az konuş, çok dinle; anlatan değil, dinleyen ol.
8- ‘Hayır’ı ‘Evet’le eşitlemeye çalış.
9- Unutmayı ve barışmayı bil.
10- Dertleşmekten çekinme ama mızmızlanma.

SEKİZİNCİ 10
DURMA, DÜŞME ÜŞÜTME
1- Öfke, kin ve küskünlük yükünü taşıma.
2- “Az çoktur”u benimse ve her bakımdan hafifle.
3- Evrendeki her şey ve herkese saygılı ol, değerini bil.
4- Geleceği görmek için geçmişe bak.
5- Yaşın elliyi geçmişse “Durma”, “Düşme”, “Üşütme” üçlüsünü unutma.
6- Huzurun en etkili ilaç olduğunu aklından çıkarma.
7- Ruhuna fazla ışık tutma ama onunla sohbeti de unutma.
8- Eşyaya bağlanma, eksilmekten korkma.
9- Yaşlanmayı kabuğu soyup ruha inmek olarak kabul et.
10- Aşırılıktan uzak düzgün bir yaşamın olsun.

DOKUZUNCU 10
ELEŞTİRİDE KISKANÇ ÖVGÜDE CÖMERT OL
1- Tartışma, tartışsan bile uzatma ve abartma.
2- Bugünü, bu anı, şimdiyi yaşa.
3- Düne pişmanlıkla, yarına kaygıyla yaklaşma.
4- Geçmişi geçmişte bırak, geleceğe umutla bak.
5- Eleştiride kıskanç, övgüde cömert ol.
6- Tevazuyu bırakma ama övgüyü kabullen.
7- Hoş sohbet biri ol.
8- Sıradan ve sade kal.
9- Kıskanma!
10- Manevi zenginliğini çoğalt.

ONUNCU 10
‘BU DA GEÇER’ DEMESİNİ BİL
1- Gerektiğinde işi oluruna bırak. “Bu da geçer” de.
2- Evinden, köyünden, kentinden ve ülkenden kopma.
3- Mahcup, çekingen ve kararsız olma.
4- Oku, yaz, gez, dolaş, izle, yeni şeyler öğrenmeyi asla bırakma.
5- Sadelik ve sıradanlığa yönel.
6- Az sadakat bekle, çok sadakat göster.
7- Bedenini iyi dinle, verdiği sinyalleri ciddiye al.
8- Toksik olan her şeyden uzak dur.
9- Modern tıbba inan ama geleneksel tıbbı pas geçme.
10- Zamanın ve sabrın en iyi ilaç olduğunu unutma. ALINTIDIR.

BENDEN EKLEME SON MADDE ;Bunu göndereceğin ve sana geri gönderebilecek birkaç dostun olsun herzaman…

Kalın sağlıcakla.”

Aslında bu tür videoları kim yayınlıyor ise karşı istihbarat çalışmasına yardım ediyor veya birlikte yapıyorlar.
Kişi hiç tarih bilmiyor şu anki durumu dahi bilmiyor.
Abd nin ortadoğuda ki üslerinden dahi haberi yok.
Aslında bu tür youtube videlorı ermenilerin yazdığı yanlış tarih kitaplarına benziyor.
İsrailin şu son zamanlarda Türkiye üzerine oynadığı ve yaydığı islami terörü Türkiye destekliyor tezinin parçası bu tür videolar.
İsrailden daha büyük yahudi nüfusunun olduğu bir ülke var o da iran.
İsrail bu tür yayınlar ile Türkiye yi tüm ulusların aslında yahudi nüfusunun yoğun yaşadığı ve yaşadıkları ülkede sitasi konuma gelmiş ülkelerde Türkiye yi günlük konu içerisinde tutabilmeyi ve Türkiye yi hep gündeme oturtarak o ülkenin dış politikasından ziyade iç politika unsuru yapmaya gayret etmesinden geliyor.
Öncelikli hedefi Türkiye nin ticaretini baltalamak ithalatına darbe vurmak bunuda son zamanlarda başarıyor ne şekilde yapıyor işte bu şekilde iç siyaset malzemesi yaparak o ülkelerdeki Türk ve Türkiye karşıtı siyasi gruplar ve kişiler ile işbirliği yaparak bu işi yapıyor.


BİR AĞAÇTAN ON DERS
Bir ağacın gölgesinde adam felsefe kitabı okuyordu.
Sorular üstüne sorular adamın kafasını karıştırmıştı.
Başını kaldırıp ağaca baktı.
—Keşke ağaç olsaydım, hiç düşünmeden yaşasaydım dedi.

Birden ağaç dile geldi:
—Ben düşünmüyorum belki ama düşünen insanlara o kadar çok ders verebilirim ki, dedi.

Adam heyecanla:
—Seni dinlemek isterim, dedi.
Ağaç konuşmaya başladı:
—At o felsefe kitabını elinden, şimdi bana bak ve beni dinle
sana on tane hayat dersi vereceğim, dedi.
Adam heyecanlanarak:
—Tamam dedi.

Ağaç:
—Dinle o zaman, dedi ve hayat dersini sıralamaya başladı:
1-Ağaç yaş iken eğilir ya da doğrulur. Her şeyin bir zamanı
vardır. Hayat öğrenme sürecidir ama zamanlaması çok önemlidir. Siz de bilirsiniz ki “yaşlı köpeğe yeni oyunlar öğretilmez.” “Yaşlı kurda yol öğretilmez.”
2-Düşen ağaca balta vuran çok olur. Onun için hayatta düşmemeye dikkat etmek gerek; güçlüyken gölgene sığınanlar düşerken baltayı alıp sana koşarlar.
3-Bizi yok etmeye çalışan baltanın sapı bizdendir. Her zaman
dış düşmandan korkmayın. İç düşman daha tehlikelidir. Sizin gibi görünüp size hainlik edecek insanlara dikkat edin. Dişi kıran pirince en çok benzeyen beyaz taştır.
4-“Ulu çamlar fırtınalı diyarlarda yetişir” (Cemil Meriç) İnsanı
geliştiren mükemmelleştiren zorluklardır. Büyük adamlar büyük engellerle karşılaşıp onu aştıkları için büyük adam olurlar. Büyük devletler büyük badireleri atlatarak büyük devlet olurlar. Uçurtma rüzgâr engelini aşmak için yükseğe çıkar. Engelleri fırsat bilmelisiniz.
5-Bir ağacın kökü ne kadar derinse boyu o kadar yükseğe çıkar. Kökleri zayıf olan büyüklüğü taşıyamaz. Onun için kökünüze sahip çıkmalısınız. Kökünü unutan ya da yok sayan bir ağaç ayakta kalabilir mi? Bir ağaç tüm gücünü kökten alır. Sizin de tarihiniz olmazsa nasıl geleceğiniz olacak? Tarihinizi yok sayar ya da unutursanız nasıl geleceği inşa edebilirsiniz?
6-Ağaç yapraklarıyla gürler. Bir insan da ailesiyle, sosyal çevresiyle güzel olur; onlarla tamamlanır. Onlarla varlığını hissettirir. Onun için sosyal ilişkileriniz önemlidir.

7-Hiçbir ağaç acaba bahar gelecek mi, çiçek açacak mıyım diye düşünmez. Kök, gövde ve dallar görevini sessizce ve sabırlıca yaparlar. Siz de baharın gelmesini bekliyorsanız görevinizi şamata yapmadan sessizce, hakkıyla ve sabırla yapmalısınız.
8-Meyveli ağacı taşlarlar. Bilgili, becerikli, başarılı insanlara
haset eden çok olur. Bir işe yaramayan, niteliksiz, silik insanlar kimsenin umurunda olmazlar. Onun için başarılı insanlar atılacak taşlara mukavemet edemezlerse başarılarını sürdüremezler.

9-Her ağaç kendi toprağında büyür. Ağaç ancak uygun toprağı
bulması halinde gelişmesini sürdürür. İnsan yetenekleri de öyledir; ağaç tohumu gibidir. Uygun zemin bulursa gelişir, yoksa çürür gider.
10-Beşikten mezara kadar ağaca muhtaçsınız. Çocukken beşikte, ölünce tabutta bizimle berabersiniz. Bize hep odun gözüyle bakmayın. Biraz da ibret gözüyle bakın. Sözü şöyle bitireyim, insanların kulağına küpe olsun. “Her şey bir ağacı sevmekle başlar.” Bundan sonra bir ağacın yanından geçerken durun ve şarkımızı dinleyin.
Adam ağaca tekrar baktı, “Aslında odun olan bu ağaç değil
benmişim meğerse” diye geçirdi içinden.
(Bitkilerle Sohbet isimli kitapda


Dünyada ilk İbrahimi Din Doğduğu yer Kırım Çufut Kale Bahçesaray 6500 yşında…Eski Şehire giden yol okuz araba izleri taş üzerinde bırakan iz üzerinde yapılan hesaplamalara göre Şehir 6500 yaşında.

Gel de çık işin içinden…

Atabay Holding
Yönetim Kurulu Başkanı
Bülent Atabay,
Sağlık Bakanı Fahrettin Koca ve Ünlu Doktor Mehmet Öz..

Atabay Holding 1939 yılında kuruluyor.

Atabay ailesi Kırım göçmeni Karayim Musevileri …

Sağlık Bakanı Fahrettin Koca’nın Medipol Üniversitesi ile ortak…

Peki Mehmet Öz?
Mehmet Öz’ ün annesi Suna Atabay, Bülent Atabay’ ın kardeşi,
yani Mehmet Öz anne tarafından Atabay…

Aynı zamanda Mehmet Öz, Chicago’ daki klinikte Fetullah Gülen’ e ‘Türkiye’ye gönderilemez raporu vermis’, akabinde
Cia Türkiye eski istasyon şefi Graham Fuller tarafından Gülen’e Amerika’da kalması için Green Card verilmiştir…

Mehmet Öz denen güya Dr. Amerika’da yayınlanan programlarında, bütün uyarılara rağmen Yoğurt’a, ısrarla Yunan yoğurdu diyerek algı konumlanması yapan güya akademik-medyatik bir küresel-siyonist elit emperyalizmin piyon figürü .

TV Programı’na Emmy ödülü vererek küresel Piyon rölünü taçlandırdılar.

‘Aşı Bulundu, Türkiye’ye geliyor’ diye, bizim haber kuşaklarında ilk haber veren küresel elit emperyal haber kuşu buydu zaten.

Ne halt olduğunu bilenlerin derhal içine kurt düştü tabii…Alayının, ciğerleri, ruhları küresel katillere satılık bunların.

Buzdağının ucunun asıl altında daha neler neler var.

Piyonlar Yiyemez olsun, masumların canı üzerinden kazandığı paraların 1 sent’ini bile…

Acai adındaki meyvenin bir Brezilya şirketi tarafından olmadık faydalarla reklamında Mehmet Öz ‘ün isminin kullanıldığı ve halkın aldatıldığı konusunda Senato sorusturma açıp Öz’ü sorguya çekti.
https://abcnews.go.com/Health/oprah-dr-mehmet-oz-settle-monavie-image-acai/story?id=10561547

Bir başarılı cerrahın para uğrana kendini saklabana çevirmesi ne acı.

Atabay Kimya Holding ne iş yapar?

Elbette her grip olana,
ateşi çıkana kovid damgası vuran doktorların yazdığı, günde 16 adet hap içmeye zorladıkları FAVİCOVİR adlı ilacın üreticisi olan firma…

Bu firma sağlık birokratlarla ortaklık ilgili birtakım duyumlar var…

Ve duyumlara göre bu ilaç yüzünden bir çok sağlıklı insan, Kronik hasta oluyormuş,
ve bazı sağlık çalışanı yaşamını yitirmiş.
🔔🔔🔔

İsmail İNAN Bey,

Ömür Dediğin:
Hayata ha şimdi, ha sonra başlayım derken bir bakıyorsun tükenmiş ömür…

Avucumuzda son kullanma tarihi çoktan geçmiş bir yığın TECRÜBE kalıyor.

Atsan atılmıyor, satsan satılmıyor!..

“Gençlik bir kuştu;
tutmak istedim tutamadım.
Yaşlılık bir paçavra; satmak istedim satamadım.”

B i r i k i n d i g ö l g e s i Ö M Ü R d e d i ğ i n…

Gece olur duramazsın, güneş vurur kalkamazsın.
Sade bir ikindilik, kısa bir dinlencelik…

Dünyaya ait ne varsa harcanıp gidiyor.
Yiyip içmeler, gezip tozmalar,
gülüp eğlenmeler…

Evin, arabanın taksitleri,
filanca yerde yaptığımız tatiller,
almalar vermeler,
saçıp savurmalar,
bizim zannettiğimiz saklayıp durduğumuz altınlar,
azıcık bile vermeye kıyamadığımız paralar…
Hepsi bir bir kaçıyor bizden,
ya da istemesek de biz onlardan ayrılmak zorunda kalıyoruz…

B i r S E C D E y e r l e r i k a l ı y o r g e r i y e

Alnımızda mıh gibi çakılı kalıyor.
Bozulmuyor, kokmuyor, yitmiyor…
Bir o bize kalıyor…

O k ş a n m ı ş b i r y e t i m b a ş ı ö p ü l m ü ş a n n e e l i a l ı n m ı ş b i r b a b a d u a s ı

Reyyan kapısından geçmek için vize mahiyetinde, saklanmış ORUÇ’lar…
Gizliden; şöyle kimseye çaktırmadan bir fakirin eline tutuşturulmuş SADAKA’lar kalıyor…

Masivadan sıyrılıp, vakit saat dinlemeden açılmış eller,
tek O’ndan istemeler,
tek O’na gönderilmiş dilekçeler kalıyor…

Yürekten söylenmiş E l h a m d u l i l l a h,

acizce, kulca edilmiş nasuh bir t e v b e,

isyanları yıkayan g ö z y a ş l a r ı

kalıyor…

Mümince gülüşler, şeker tadında sözler….

Kimsenin etini yemeden,
kırıp dökmeden,
gözünde yaş bırakmadan geçirilmiş günler kalıyor…

Biraz dur, bekle biraz…

Arada bir arkana dön ve geriye neler bıraktığına bak…

Harcanmış yıllarını seyret usulca.
Bak nasıl bitiyor ömür dediğin…

Bir KAPIYA bir kere gidersin,
ikincisinde utanırsın…

Ama bir K A P I var ki her gün gidersin,
gitmelere D O Y A M A Z S I N

Çünkü bilirsin seni KAPISINDAN
kovmayacak
bir tek

“O” V A R D I R

Her gün,
her gün içini dökersin,
bir O SIKILMAZ senden,
bir O affeder seni,
bir O yüzüne vurmaz AYIPLARINI akıttığımız her damla gözyaşı cehennem ateşini söndürsün inşallah.
Dua ve muhabbetle…O sonsuz rahmet sahibi ALLAH ‘ıma emanet olun inşaallah…
https://tr.wikipedia.org/wiki/%C4%B0smail_%C4%B0nan#:~:text=%C4%B0smail%20%C4%B0nan%2C%20(d.,%C4%B0lkokul%20mezunudur.

Nijerya asıllı siyahi NBA ya en yüksek fiyatla transfer olan basketbolcu siyahi adam yunanistanın tüm afrikalıları ayırt edip özel siyahileri mi alıyor.Bu adam nasıl Yunanistana ilhak etmiş ve geçen zamanda yunanlı olmuş.

By Aydınlık Luminous

Bilim kurgu Araştırma Güncel yaşam Tarih Gelecek Ekonomi Science fiction Research Current life History Future Economy