The Sky Inside You
Hazırlayan ve Kurgu : Hakan Kısa
ÖNSÖZ
1950’lerde, küçük bir çocukken, üstünde ne olduğunu bilmediğim bazı şekiller çizili olan bir para makinesine çeyrek dolar attım. Sonuçta, Oğlak burcunun (benim burcum) özelliklerİni anlatan bir deste kağıda sahip oldum. Özünde, ana mesaj utangaç, çekingen ve endiıeli olduğum, bu nedenle kimsenin beni çekici bulup,benimle ilgilenmeyeceğiydi. Yine de kendimi pratik, çalışkan ve gayretlİ olurum ve belki de zengin olacağım bilgisiyle avutabileceğim söyleniyordu …
Geriye dönüp düşündüğümde, psikolojik gelişimimin bu bilgiler nedeniyle yaklaşık altı ay kadar ertelendiğini sanıyorum. Çekingenlik ve endişe. Bunlar tartışma götürmez. Makine tam hedeften vurmuştu. Çekingenlik günlük gerçeğimin acı dolu ve kaçınılamaz bir bölümüydü. Fakat bu mekanik astrolog daha da ileri gitmişti. Ocak ayının 6’sında doğduğuma göre, utangaçlık ve endişeliliğin hayatımın geri kalanında da kötü kaderim olduğunu söylüyordu. Kötü kader kelimesi kullanılmıyordu, ama satırlar arasında ben onu okuyordum.
Kaç kişi aynı şekilde yanlış yönlendirilmiştir? Sanıyorum astroloji bir yerlerde, doğru yoldan çıkmış. Doğru kullanıldığında insanlığın en değerli yollarından biri, psikoterapinin en eski biçimi. Ama, yavaş yavaş, insanlara yardım amacı yerini insanları şaşırtma, onları etkileme arzusuna. bırakmış. Ve astroloji bunu yapabilir. Bir insanın doğum yeri, günü ve saati verildiğinde, bir miktar bu konuda çalışmış birisi o insanın genel yapısını kesine yakın tanımlayabilir. Bazı hatalar olabilir. Ancak
sadece kapalı fikirli bir insan bu portrenin geçerliliğini tartışabilir. Bu şekilde bir tanımlamadan kim faydalanır? Elbette, söz konusu olan insan değil. Muhtemelen, o, bu anlarılan yönlerini zaten biliyordur. En iyi ihtimalle böyle bir seansta müşteri eğlenecek, astrolog egosunu besleyecektir. En kötü ihtimalle ise müşterinin hoşa girmeyen ve kendi aleyhine kullandığı özellikleri güçlenecektir.
Tabii, ben kararsızım — Ben Terazi’yim.”
Oysa astroloji bundan fazlasını yapabilir. Doğum haritası zengin, yaşayan bir bildirgedir. Bilgilerle, uyarılarla, yol göstermelerle doludur. Statik, hiç değişmez bir kaderi tanımlamaz. Akıp giden, dalgalanan, seçenekler ve risklerle dolu bir yaşam sürecini anlatır. İşini doğru ve verimli yapan bir astrologla karşılaşmak insanı sadece eğlendirmez. Böyle bir astrolog, hayatını belirli bir amaca doğru, daha dolu dolu ve güvenli bir şekilde yaşamak konusunda insanı yüreklendirir. Hepimizin çok sevdiği,
o rahadatıcı yalanlara karşı tetikte olunmasını sağlar.
Makineye çeyrek doları atıp Oğlak burcu hakkında herşeyi öğrenmemin üzerinden uzun zaman geçti. Bu zamanın büyük bir kısmında astroloji çalıştım, onun beni eğitmesine izin verdim. Önceleri rehberim kitaplardı. Ancak insanları daha çok incelemeye başladığımda, kitapların insanlardan daha katı olduğunu gördüm.
Ben değişiyordum, ama Oğlak değişmiyordu. Bir şeyler yanlıştı. Böylece okumayı bıraktım, gözlemlemeye başladım.
Yavaş yavaş farkına vardım ki astrolojik güçler bize cevapları değil soruları sunuyor. Bunlara verdiğimiz cevaplar sadece bize ait.
Yüzyıllardır doğum haritamızdan bizim yapımızı kesin bir şekilde tanımlamaya çalışan bazı asrotologlar yanlış ağacın kabuğunu soymakla meşguller. Astroloji bize belirli bir alanı anlatır. Bu alanı nasıl kullandığımız bizim kendi işimizdir.
Hemen her gün bir yabancının karşısına oturup doğum haritasını yorumluyorum. Bu yabancı ve haritasından yeni bir şey öğrenmemem ender bir durumdur. Bazıları terapist, bazıları maden işçisi bir kaç tanesi fahişeydi. Astroloji sayesinde, koşulların maskesi altındaki insanlığın ortak paydasını görmeyi öğrendim. Bu ortak
paydanın en evrensel olanının “benim hayatım değişik” deme arzusu olduğunu öğrendim. Ve insanlara büyümeleri, gelişmeleri, kendi sorularını en mutlu olacakları şekilde cevaplayabilmeleri için yardımcı olmayı öğrendim.
Büyümek, gelişmek. Anahtar burada. Gerçek astrolojiyi falcılıktan ayıran nokta bu. Bir Terazi karar vermeyi öğrenebilir. Bir Oğlak gevşemeyi, esnemeyi öğrenebilir. Bu tür değişimler gerçek bir astroloğun hedefleridir. Bir falcı içinse bunlar sıkıntı ve utanç kaynaklarıdır. Kendi sistemindeki çatlakların beklenmeyen delilleridir.
Yeni bir astroloji? Belki. Hepimiz bizden öncekilerin omuzları üzerinde ayakta duruyoruz. Şimdi içinde pratiğini yaptığımız geleneğin yaratılmasında katkısı olan kadın ve erkekleri saygı ile selamlıyorum.
Ancak bu gelenek kendi yolları içinde tıkandı. Şimdi biraz daha ileri gitmeye, sembolleri daha net görmeye ve onları yeniden, insanın yaşam pratiğine uyumlu bir biçimde tanımlamaya hazırız.
Bu kitabı okuyan herkes astrolojiyi kullanmayı öğrenebilir. Bu sanatı yüzyıllardır çevreleyen “okült güç” aurası bir sis perdesidir.
Esas hüner pratikle sağlanır. Astroloji bir tekniktir. Yaşamın teknolojisidir. Bir kaç dakika öncesine kadar “0ğlak” duymamış birisi dahi bu sembollerle yıllardan beri uğraşıyor olabilir. Bunlar insan ruhunun bölümleridir.
Bütün yaptığımız yeni bir dil öğrenmektir. Kelimeler tanıdık gelmeyebilir. Ancak bunların arkasındaki anlamlar nefes almak kadar evrenseldir.
Öyleyse niçin kendimizi bununla sıkıntıya sokalım? Çünküi astrolojik bilgi hassas bir doğum haritasıyla birleştiğinde duyarlılığımızı en üst noktaya çıkarır. Şifreyi çözer. Yaşamımızdaki acı, kaos ve yaşamımızın rastlantısallığı gözümüzün önünde düzenli bir sistemle birleşir. Bir kere bu sistemi yakalayınca, dalgaya doğru yüzmekle daha az zaman kaybederiz.
Astrolojiyi kendiniz için öğrenin. Böylece daha iyi kararlar verebilirsiniz.
Onu, vaaz etmeden, öğüt vermeden, incelikle paylaşın.
Böylece daha iyi bir arkadaş olursunuz. İster kendinize saklayın, ister paylaşın, size ilgi çekici bir serüven vadediyorum. Bu yolculuk loş bir sınır bölgesine doğru. Bu yer kozmosla bilincin birbirine değdiği yer; insan ruhu.
Steven Forrest / Chapel Hill, North Carolina

By Aydınlık Luminous

Bilim kurgu Araştırma Güncel yaşam Tarih Gelecek Ekonomi Science fiction Research Current life History Future Economy