Hazırlayan Hakan Kısa
Hakan Kısa: MARMARADA AKŞAM
Çıkar gelir alacakaranlık
yeni sürülmüş tarlalardan
her adımda biraz daha yiten topukları
ve taflan külüne kokan elleriyle
çıkar gelir
her solukta bir dermansız hastalığın
iç kanamalarını çekerek sinesine

dalgalarda çözer
saçlarını alizeler
fosfor su yüzüne vurur
bir çağanoz çıkmak ister
göğsünün sarmal dehlizlerinden

ağır ağır yürür gece
taşlarında otlar bitmiş
Aspendos’un sahnesine
ve eski, alışkın bir oyuncu gibi
okur ceneviz gününden kalma tiradını

ak benekli gömleğini aranır
soğuk kıkırdaklarıyla ürpererek
kum engereği

çıkar gelir kutup yıldızı
ışıltılı bir pelerin gibi savurarak
samanyolunu
bağdaş kurup oturur
gök tapınağının mimberine

deniz/ah! o uçsuz bucaksız göğsünde
yeşil hareler oynaşan/ deniz
gece dev bir çoban gibi
kara kepeneğiyle abanınca üstüne
çırpınıp bırakır kendini
vahşi bir aşkın öpüşlerine
ADNAN ÖZER
[18:30, 13.01.2021] Hakan Kısa: Ey Türk Gençliği!
Birinci vazifen, Türk istiklâlini, Türk Cumhuriyetini, ilelebet, muhafaza ve müdafaa etmektir.
Mevcudiyetinin ve istikbalinin yegâne temeli budur. Bu temel, senin, en kıymetli hazinendir. İstikbalde dahi, seni bu hazineden mahrum etmek isteyecek, dahilî ve haricî bedhahların olacaktır. Bir gün, İstiklâl ve Cumhuriyeti müdafaa mecburiyetine düşersen, vazifeye atılmak için, içinde bulunacağın vaziyetin imkân ve şerâitini düşünmeyeceksin! Bu imkân ve şerâit, çok nâmüsait bir mahiyette tezahür edebilir. İstiklâl ve Cumhuriyetine kastedecek düşmanlar, bütün dünyada emsali görülmemiş bir galibiyetin mümessili olabilirler. Cebren ve hile ile aziz vatanın, bütün kaleleri zaptedilmiş, bütün tersanelerine girilmiş, bütün orduları dağıtılmış ve memleketin her köşesi bilfiil işgal edilmiş olabilir. Bütün bu şerâitten daha elîm ve daha vahim olmak üzere, memleketin dahilinde, iktidara sahip olanlar gaflet ve dalâlet ve hattâ hıyanet içinde bulunabilirler. Hattâ bu iktidar sahipleri şahsî menfaatlerini, müstevlilerin siyasi emelleriyle tevhit edebilirler. Millet, fakr ü zaruret içinde harap ve bîtap düşmüş olabilir.
Ey Türk istikbalinin evlâdı! İşte, bu ahval ve şerâit içinde dahi, vazifen; Türk İstiklâl ve Cumhuriyetini kurtarmaktır! Muhtaç olduğun kudret, damarlarındaki asil kanda mevcuttur!
Mustafa Kemal Atatürk
20 Ekim 1927 UNUTMAYALIM – UNUTTURMAYALIM.
Ben Tanrının En Etkisiz Hamlesiyim
Onur Sakarya

Ben tanrının en etkisiz hamlesiyim.
Bir rüyanın içine tepilmiş öbür teki olmayan çoraplar gibi
sarkıp durur kalbim, yaşlı evlerde, dualı tespih taneleri ve toz yutarak

Beni bilirsin, hiç var olmadım
Sadece ruhum asıldı yeryüzü denen pencereye
Kum kendi içine gömülürken, sustu, yalnız ve çıtırdayan bir yaprak

Koş, dediler, koştum, yan, dediler, yandım, kan, dediler…
bir bulutun buharını tekmeledim, belki de bu kadar, işte bu kadar
Geçip gitti anlam, rüzgarı, yön bilmeyen bir gemi sanarak

Yanılmadın, bu kenti ben yıktım, tuzu ben
Dağdaydı, bir köyde cılız bir ışık yandı, bir geyik yakına doğurdu
ve kaçtı, sürekli sürtünen sessizlikler gibi yanarak

Ben tanrının en etkisiz hamlesiyim
Biliyorum, tanrı da biliyor, gövdemdeki kara delikte sarhoşların içtiğini
Kepenkler indi, eşyalar toplandı, gölgem hacmime veda etti,
Tuhaf, paslı bir tabela gibi ortadan çatlayarak
[18:48, 13.01.2021] Hakan Kısa: “Hayr işlemenin bir sınırı vardır, o sınır geçildiği vakit o israfa dönüşür. Sabırlı olmanın da bir sınırı vardır, o sınır geçilirse o pısırıklığa dönüşür. İktisatlı olmanın bir sınırı vardır, o da aşıldığı vakit o cimriliğe dönüşür. Yiğitliğin de bir sınırı vardır, o sınır aşıldığında o pervasızlığa dönüşür. Kişinin kendine yapılmasını istemediği bir şeyi başka birine yapmaması, ona edep olarak yeter.”
İmam Hasan el-Askeri a.s
*Bana emanet edilen bir sırrı, kutsal bir emanet gibi saklarım ama sırları elimden geldiği kadar bilmemeye çalışırım.
Montaigne
*Zamanın açığa vurmadığı sır yoktur.
Jean Racine
* Bana emanet edilen bir sırrı göğsüme yerleştiririm de göğsüm ona mezar olur.
İbni Mutez
* Sırlarınızı kendi yüreğinizde saklamak, kalbinizi açtığınız kimselere dillerini tutmaları için yalvar yakar olmaktan iyidir.
Geoffrey Chaucer
* Bazı kişilere göre sır saklamak, söylerken sesini alçaltmaktır.
Franklin Jones
* Bir sırrı sürekli saklamak, insanın ruhunu en çok olgunlaştıran şeydir.
Balzac

By Aydınlık Luminous

Bilim kurgu Araştırma Güncel yaşam Tarih Gelecek Ekonomi Science fiction Research Current life History Future Economy