Урартский язык больше всего похож на чеченский The Urartian language is most similar to the Chechen language

Urartu dili en çok Çeçen diline benziyor

URARTU
DİL VE YAZI
Urartuların kullandığı dil ile Hint-Avrupa dil ailesi ve Sami dil ailesi arasında hiçbir bağ yoktur.
Urartuların konuştuğu dil Hurrice ile aynı kola ait olup büyük akrabalık içermekte ve en çok Kuzeydoğu Kafkasya Dil ailesi (Çeçence) ile benzerlik göstermektedir.
Ancak akrabalık dereceleri daha kesinlik kazanmamıştır. Ata torun ilişkisinden bahsetmek için henüz çok erkendir. Yaşayan diller arasında en çok ortak kelime Urartuca ile Kuzeydoğu Kafkas dilleri arasındadır, toplam bilinen 350 Urartuca kelime kökünden 169’u.
Yazı olarak kendine özgün bazı karakteristik özellikler gösteren çivi yazısı ve bazı anıtsal yapılarda ise hiyeroglif kullanmışlardır. Urartu Devleti çivi yazısını ve Hitit hiyeroglif yazısını kullanmışlardır. Urartuların devletler arası yazışmalarda Asur dilini sıkça kullandıkları ele geçirilen çivi yazılı kraliyet metinlerinden anlaşılmaktadır. MÖ 7. yüzyıla ait olup Kral II. Rusa tarafından bazı idari yazışmalarda kullanılmış tabletler kale içinde yapılan kazılarda ortaya çıkarılmıştır. Urartuca yazılı tabletler Alman dil bilgini Johannes Friedrich tarafından günümüze tercüme edilmiştir.
DİN VE TANRILAR
Van / Mehr Kapısı (Mağara Tapınağı) anıtındaki yazıta göre Urartuların inandığı, kutsadığı ve adlarına belirli dönemlerde kurban kestiği 79 tanrı, tanrıça ve tanrısal özellik bulunmaktadır. Bunlardan ilk üç sırayı Haldi, Teişeba ve Şivini paylaşır. Haldi – (Eşi Bagbartu / Bagmaştu / Arubani), Urartuların ana tanrısı idi. İsim olarak kökeni M.Ö. 13. yüzyıl Asur yazıtlarına kadar inmektedir. En büyük tapınağı Musaşirin’de idi. Teişeba (fırtına tanrısı) Hurri kökenlidir ve Hititlerde Teşup ile aynı tanrı olmalıdır. Şivini de (Güneş tanrısı) olup Hurri kökenlidir. Hititler’deki Şimegi’nin karşılığıdır. Urartular, büyük merkezlerde tanrıları için kule tipi tapınaklar ve açık alanlardaki kayalara kapı görünümlü kutsal nişler yapmışlardı.
Âyinler
Urartu tanrıları için ritüeller eşliğinde kurbanlar kesilmesi esasına dayanmaktadır. Kurbanlar koyun, inek, ve sığır olarak çeşitlilik arzeder ve Urartuların 79 tane tanrılarından her bir tanesi için kaç tane koyun / sığır kesileceği belirlenmiştir. Ayrıca devletin başkenti olan Tuşpa için de kurban kesilmekteydi. Kesilen hayvanların kanlarının Van Kalesi’ndeki bir meydanda toplanması için drenaj kanalları inşâ edilmişti. Araştırmacı bilim insanları benzer kanallardan diğer yerleşim site ve şehirlerinde de keşfetmişlerdir. Kesilen hayvanların yaşlarının ortalama iki günlük olacak kadar çok genç oldukları anlaşılmıştır. Blur-Karmir (Kızıl-Tepe) mevkîinde yapılan araştırmalar sırasında dört binin üzerinde kurban edilmiş hayvan külleri bulundu. Alman arkeologların Rusahinili (Toprak-Kale) mevkîinde yürüttükleri araştırmalar neticesinde hayvan kemiklerinin arasında bâzı çocuk kemiklerininde bulunmasıyle insan kurban etme adetinin de Urartuların gelenekleri arasında olduğu sonucuna vardı. Ḫaldi’nin onuruna çocukların nasıl kurban edileceğini ve hangi ritüellerin uygulanacağını açıklayan bir kil tablet ele geçirilmiştir.
Cenaze törenleri
Cenaze töreni bölgeler arasında farklılıklar göstermektedir. Araştırmacılar Urartu kültürünün karakteristik bir cenaze töreni olmadığını ve defin törenlerinin değişiklik arzetttiğini saptamışlardır. Mezarlar içinde yakılan cesetlerin küllerinin yanı sıra bilezik, kemer, ve bronz eşyalar da bununmuştur. Bu bulgulardan Urartuların ölümden sonra bir yaşama inandıkları sonucuna varılmıştır. Bir yerleştirilen kül Cesetlerinin yakılması ardından Urn gibi yerlerde toprağa gömüldükleri, bazen de, küllerin saksılar içine doldurulduktan sonra saklandığı anlaşılmıştır. Urartularda şeklinde yaygın cenaze şekli cesetlerin yakılması idi. Bu yöntem öncelikle saraylarda krallara yapılan törenlerde uygulanmaktaydı. Van Kalesi-Tuşpa’da kral küllerinin saklandığı mağaralar bulunmuştur. Van Kalesi’nde Kudüs ve Frig mezarlarına benzer kaya mezarlar ortaya çıkarıldı. Mısır antik mezarların inşası ile benzerlikler cenaze törenlerinin çok kültürlülük arzettiğini kanıtlar niteliktedir.
Ölü gömme
Urartu’da yakarak veya yakmadan gömü yapılmaktaydı. Yönetici kesim ve olasılıkla aileleri büyük kale ve merkezlerin yakınındaki çok odalı kaya mezarlarına birlikte, diğerleri ise sosyal statülerine göre toprak altına inşa edilen oda mezarlara, basit toprak mezarlara veya yakılarak urne adı verilen küplere gömülmekteydiler. Merkezde Van Kalesi, batıda Palu, Malazgirt ve Altıntepe’de, kuzeyde Aras Nehri’nin güney bölgesinde, doğuda Şangar (İran’da Bastam’ın kuzeyi) gibi önemli yönetim merkezlerinin yakınında çok odalı kaya mezarları bulunmaktadır. Dilkaya Höyüğü, Karagündüz Höyüğü ve Yonca tepe Höyüğü’nde ise soyulmadan günümüze ulaşmış, içinde birden çok gömü bulunan yeraltı oda mezarları incelenmiştir. Ölümden sonraki yaşama inandıkları için ölülerin mezarlarına günlük yaşamda kullandığı yastık, çanak, çömlek gibi eşyalar konulurdu.
SİYÂSÎ VE KÜLTÜREL İLİŞKİLER
Urartu tarihinin önemli bir bölümü güneydeki büyük düşman Asur ile mücadeleye odaklanmıştır. Ayrıca Menua döneminden itibaren kuzeyde yerel Diauehi Krallığı Erzurum çevresinde ve mahalli beylikler üzerine, güneybatıda Hate (Malatya çevresi), güneydoğuda ise Kuzeybatı İran’a; I. Argişti döneminde Hate – Tabal (Tuate’nin ülkesi); II. Sarduri Melitia, Qumaha (Adıyaman bölgesinde) ve kralı Kuştaşpili; II. Rusa ise Hate, Halitu ve Muşki üzerine sefer yapmışlardır.
Urartu Krallığı’nda çivi yazısı, yıllık sefer yapma, ölçü sistemi, kralı unvanlar, stel dikme, savaş taktikleri, nüfus nakilleri, resim, süsleme ve kabartma sanatı gibi uygulamalar, Asur etkili olarak gelişmiştir. Mimari, sorguçlu miğferler, kazanlardaki siren eklentileri, hiyeroglif yazısı, yakarak gömme, fildişi sanatı gibi dallar ise Kuzey Suriye’den etkiler almıştır. Bronz levhalar üzerindeki bezemelerde Asur etkisi yanında Geç Hitit izleri de görülmektedir. Bütün bu etkiler Urartu insanı ve zorlu coğrafyasıyla bütünleşerek yeni biçimler almış ve Urartu sanatını oluşturmuştur.
Duvar resimleri
Mezopotamya’da kültürlerinde popüler olan duvar resimlerine benzer bâzı renkli duvar resimleri Erivan-Erebuni Kalesi içerisinde korunarak günümüze dek ulaşmayı başarmışlardır. Antik Yakın Doğu sanatının şahaserleri arasında yer alan bu resimlerden bâzıları Erivan’da Erebuni Müzesi’nde teşhir edilmişlerdir.
Çanak-çömlek ve oymacılık
Devletin kuruluşu ile birlikte ortaya çıkmış gözüken parlak kırmızı astarlı çanak-çömlek grubu yönetim merkezi ve önemli Urartu kalelerinde bulunmaktadır. Halkın ürettiği yöresel ve geleneksel mallar da kullanılmaya devam etmiştir.
Taş ve seramik eşyacılık
Yapılan kazılarda umulanın aksine sadece birkaç tane taş rölyefler ve heykelcikler bulunabilmiştir. Türkiye’de sadece birkaç adet taş kabartma kalıntısı ele geçirilebilmiştir. Geri kalanlar ise muhtemelen Urartu’nun çöküşünden sonra tamamen ortadan yok olup gitmişlerdir. Bununla beraber, Türkiye’de bol miktarda kap-kacak ve çanak-çömlek ele geçirilmiştir.
Kalkanlar
Van Gölü ve Teişebaini çevresinde bulunan kalkanlar, sergilenmek üzere British Müzesi ile Berlin Müzesi’ne götürüldüler. Teişebaini, (Karmir-Blur) Kızıl-Tepe’de yapılan kazılarda da On Dört adet kalkan ele geçirilmiştir.
Okluklar
Urartu arkeolojik kazıları neticesinde Teişebaini bölgesinde bronzdan yapılmış ve dış yüzlerinde askerlerin kabartma görüntüleri yer alan üç adet okluk (okların muhafaza edilmesi ve taşınması maksadıyla kullanılan kılıflar) ele geçirildi. Bunlardan bir tanesi Hermitage Müzesinde, diğeri ikisi ise Ermenistan Ulusal Tarih Müzesinde sergilenmektedir.
URARTULAR HAKKINDAKİ KAYNAKLAR
Urartular hakkındaki değerlendirmeler, birkaç kaynaktan gelen verilerle yapılır. Asur yazıtları özellikle erken dönemleri için önemli kaynak grubunu oluşturur. MÖ 13-9. yüzyıl arasındaki krallık öncesi dönem genellikle bu kaynaklardan anlaşılmaya çalışılır. MÖ 9. yüzyıl ortaları ile 6. yüzyıl arasındaki krallık dönemi ise kayalara kazdırılan Urartu Kralı yazıtları, az sayıda çivi yazılı kil tablet ile Asur yazıtları ve Arkeolojik bulgular birleştirilerek ortaya konabilir. Büyük kent ve kalelerdeki görkemli mimarlık kalıntıları, maden eserler ve zengin diğer buluntular bu uygarlığı günümüze taşımaktadır.

By Aydınlık Luminous

Bilim kurgu Araştırma Güncel yaşam Tarih Gelecek Ekonomi Science fiction Research Current life History Future Economy