Is democracy dead? RİP
Dead democracy’ in the USA ! RİP

https://www.theatlantic.com/magazine/archive/2018/03/america-is-not-a-democracy/550931/


Pek çok Amerikalı USA Demokrasi var olduğunu konusunda övünmekten çok hoşlanıyor.
Bu slogan eleştirel olarak görülmez diye düşünmeliğiz. Yer yüzünde USA Demokrasi ülkenin üstünlüğünün kanıtı olarak kabul edilir. Her halka açık toplantı gösteri Demokrasi Parlak Paket olarak öne sürülür ve tekrarlamak için bir fırsat olarak değerlendiriliyor.
Demokrasi Reklam adına Seçimler, Devlet ve Dini Bayram kutlamaları, Reklamlar, Okul toplantıları, Dini törenler orta sınıf vatandaşın USA Hükümetin eylemleri üzerindeki etkisi hakkındaki Demokrasi yalanları yaymak için kullanılır. Elbette tüm buyuk Harflerle yayılan Demokrasi Ana yaşam tarzı kanıtlar bu propagandanın her zaman yalan olduğunu gözle görürülür ve kimse bu buyuk show dan rahatsız olmaz. Adı Demokrasinin vatandaşları seçilmiş temsilciler aracılığıyla temsil eden bir hükümet veya çoğunluk hakkı ya da herkese eşit haklar veren bir toplum olduğunu belirtir. Bu USA ülke tarihi oturmuş Demokrasi tanımlara nadiren uyuduğunu rastladı. Ancak son zamanlarda bu ülkede demokrasi kelimesinin kullanılması düpedüz bir saçmalığa dönüştü. Anlamsız sloganlardan başka bir şey yok ve maalesef insanlar iktidara ulaşımı erişimden sesini duyurma mahrum. Bu durum, Demokrasi sade sözde durumu tüm US vatandaşlarını ilgilendirir herkes için açıktır. Amerikalılar siyasi sistemden istediklerini almakla kalmıyor fakat sadece ondan ne aldıklarına bakarsak sade istemediklerini onlara verilir. Oligarşik devlet güçlenme hızı son zamanlarda hızlanmıştır, ancak bu dinamik gelişme uzun zamandır bilinmektedir.

Seçkin akademisyenler bile bunu fark etti ve konuyla ilgili resmi söylemin yapısını değiştirmeye başladı, ancak yeni önerilen değişiklikler göz ardı ediliyor. Princeton Üniversitesi’nden Profesörler Martin Gilens ve Northwestern Üniversitesi’nden Benjamin Page, Testing Theories of American Politics: Elitler, İlgi Grupları ve Ortalama Vatandaşlar adlı çalışmalarını kısa süre önce tamamladılar. “Oligarşi” terimini kullanmasalar da, vardıkları sonuçlar tam da bu sisteme götürüyor. Profesör Gilens bunun hakkında şunları yazdı: “Birkaç on yıllık akademik politika araştırmasına rağmen, sıradan vatandaşların ABD hükümetinin eylemleri üzerinde fiilen hiçbir etkisi olmadığını söyleyebilirim demişti. USA devletinde Demokriaye ulaşabilen sade ekonomik seçkinler ve çıkar grupları, özellikle de iş dünyasını temsil edenler, önemli derecede delet karar mekanizmalarında ve demokrasi uygulamada etkiye sahiptir.

Bu çalışma kamuoyunu kısaca değiştirirken, halkın iradesini görmezden gelmenin herkes için aşikâr olduğunu belirtmek önemlidir. Durum böyle olmasaydı, asgari ücret daha yüksek olacak, sosyal yardımlarda kesinti olmayacak ve Amerikalılar bedava ilaç alacaktı; NAFTA ve TPP gibi işçileri, tüm ekosistemleri yok eden ve ulusal egemenliği ihlal eden serbest ticaret anlaşmaları olmayacaktı. Eğer bu ülke gerçekten demokratik olsaydı, Detroit şehri, Detroit ve Michigan’daki seçmenlerin iflasa yol açan Acil Durum Yönetimi Yasasını yürürlükten kaldırmak için oy kullanması gibi basit bir nedenden ötürü iflas başvurusunda bulunmazdı.
Amerikalılar, son dönemdeki tüm başkanların teşvik ettiği gibi, özel yatırımların denizaşırı ülkelere gitmesini istemiyorlar, ama olan tam olarak bu. İklim değişikliğinin yarattığı zorlukların ele alınmasını istiyoruz. Kırılma, kirlilik ve deprem istemiyoruz, ama elde ettiğimiz bu. Zenginlerin siyasi süreci kontrol etmesini istemiyoruz, ancak Yargıtay paranın oylara eşit olduğunu defalarca ifade etti ve bu ifadeler bizim konumumuzun özünü tanımlıyor. Basitçe söylemek gerekirse, paranın bir sesi vardır, ancak sıradan insanlar yoktur.

Durum böyle olmasaydı, Amerikalı işçiler dünyanın geri kalanındaki meslektaşlarından daha fakir olmayacaklardı. Uzun zamandır, sözde orta sınıfın Birleşik Devletler’de yurtdışındaki meslektaşlarından daha iyi yaşadığı düşünülüyordu. Ancak, ücretlerin durgun olması, işten çıkarmalar ve sosyal yardım eksikliği nedeniyle bu doğru değil. Düşük ücretli bir demokraside Walmart, ülkenin en büyük işvereni olmayacaktı, bir zamanlar ekonomiye hakim olan bir endüstri hala yüksek ücretli ve fayda sağlayan işlere sahip olacaktı. Demokratik bir ülkede, küresel ekonomik krizi düzenleyen mali kurumlar hükümetin mali desteğini almayacak, ancak işçiler alacaktı. Ortalama vatandaşlar bu ülkedeki siyaseti etkileyecek olsaydı, bankacılar parmaklıklar arkasında olurdu.
Amerikan demokrasisi efsanesi, ülkedeki cehalet ve propagandaya dayanan birçok efsaneden biridir. Hayatı USA yaşarken kendini kandırma için bir bahane olamaz. Demokrasiyi ancak ona sahip olmadığımızı söylediğimizde tadabiliriz, ama onu elde etmek istiyorsan bedeli çok ağır olabilir. Bu sahte efsane, yaşam kalitesi düştükçe gücünü giderek kaybeder. Amerika Birleşik Devletleri’nde demokrasi yoktur, çünkü vatandaşların sadece bir hakkı vardır – birkaç yılda bir sandık başına gitmek. Çoğu insan için açıkça işe yaramayan şeyleri fetişleştirmeyi bırakıp yeni bir şey hakkında konuşmaya başlamanın zamanı geldi. Sonuçta, farklı bir sonuç umuduyla aynı eylemleri tekrarlamak çılgınlıktır. Elimizdeki tek sonuç elit kuraldır. Ve eğer bu toplum için kabul edilebilirse, o zaman çıldırmış demektir.

By Aydınlık Luminous

Bilim kurgu Araştırma Güncel yaşam Tarih Gelecek Ekonomi Science fiction Research Current life History Future Economy