Hazırlayan Hakan Kısa

Sinan MEYDAN: 100 yıl önce,12 Mart 1921’de kabul edilen İstiklal Marşı,21 Şubat 1921’de Kastamonu’daki Açıksöz gazetesinin 123.sayısında yayımlandı. Bağımsızlık savaşı günleriydi.İstiklal Marşı, sıradan bir ortamda değil, Atatürk’ün önderliğindeki Milli Mücadele’de bağımsızlık ateşiyle ruh buldu.
Meraklısı malum çarpıtmalar için bu yazıyı ve Vaiz adlı kitabı okumalı:

TIBBIYELİ HİKMET! | 14 Mart Tıp Bayramı Özel
Banu Avar’la Yorum’un 36.bölümü yayında.
Dinlemek için :

14 mart Tıp Bayramı ilk kez Kurtuluş Savaşı’nın ortasında, 1919’da, işgal altındaki İstanbul’da tıp öğrencileri tarafından kutlandı.
Bu bir kutlama değil bir isyandı!
O öğrenciler arasında biri vardı.
Çok özel bir öğrenci.
Adı Hikmet’ti.
Soyadı Boran.
Hani ünlü Orhan Boran’ın babası olan Tıbbiyeli Hikmet adıyla maruf Hikmet Boran.
1901’de doğmuştu.Dünya en keskin dönemecini yaşıyordu.1945’te dünyanın en keskin 2.dönemecinde ölmüştü.
Bir paylaşım savaşının ortasında büyümüş, 2. Paylaşım Savaşı sonunda ölmüştü…
Bir tıp talebesiydi. 14 mart 1919’da İstanbul işgal altındayken ve gece gündüz vatanseverler düşman askerleri tarafından ‘avlanırken’, bir grup arkadaşıyla, fakülte binasına koca bir Türk bayrağı asmıştı. O bir öğrenci lideriydi ve henüz 18 yaşındayken, Sivas Kongresi’ne davet edilmişti. Vatan topraklarının kurtarılması için KONGRELER/ŞURALAR düzenlenmesi kararı alınmıştı ve Tıbbiyeli Hikmet 1919’da yurdun dört bir yanından gelen, 38 delegeden biri olarak tarihe geçti.
Bu süreç BUGÜN için hayati önemdedir. Tıbbiyeli Hikmet’i anlamak da yol göstericidir.
Tıbbiyeli Hikmet kısacık hayatı boyunca durup dinlenmeden vatan için çalıştı.
Vatan için de öldü. 44 yaşındaydı. Sarıkamış’taydı. Karda mahsur kalan Mehmetçiklere ulaşmaya çalışmış, ciğerleri soğuğa dayanmamış, vereme yakalanmıştı.
Ne yazık ki kurtarılamadı…
O Atatürk’ün anlattığı Türk gençliğinin anıtıydı. 14 Mart Tıp Bayramları balo salonlarında değil, onun yaptığı gibi düşmana bayrak dikerek kutlanmalı!
Tüm doktorlarımızın sağlık çalışanlarının Tıp Bayramı’nı kutluyoruz.
Ben şahsen o kadar özel doktorlarla hemşirelerle hasta bakıcılarla karşılaştım öyle yardımlar aldım ki içim minnetle dolu.
Annem yıllarca Yakacık Sanatoryumu idaresinde çalıştı. Çocukluğum hastane koridorlarında geçti.
Yaşamım boyunca Tıbbiyeli Hikmet ruhunu yaşatan birçok doktorla karşılaştım. Onlara selam olsun. Onları asla unutmayacağım!

Hakan Kısa: Eve hapsolmanın verdiği sıkıntıya biraz mola. Birazcık da tebessüm. ☺️☺️
Bir akşam bir evin kapısı çalar.
evin beyi kapıyı açar, karşısında bir dilenci durmaktadır.
Dilenci, efendim lütfen biraz para verir misiniz?
Adam, hayır der, kesin sen o parayla içki alırsın.
Dilenci, ben hayatımda içkiyi ağzıma sürmedim efendim.
Adam, o halde, sigara alırsın.
Dilenci, almam efendim, ben hayatımda hiç sigara kullanmadım.
Adam, o halde kadına kıza gider, zamparalık yaparsın.
Dilenci, ben hayatımda namahreme el sürmedim ve asla sürmem efendim diyince, adam hanımına seslenir, hanım, hele gel de bak, içkisi sigarası ve zamparalığı olmayanlar, gör ne hallere düşüyor…😃😃😃
Hakan Kısa: Ziraat mühendisi…
Bankada çalışan Ziraat Mühendisi kredi vermek için gittiği bir köyden dönerken, yolda arabası bozulmuş.
Ne yapacağını düşünürken ileride bir kulube görmüş. Kapıyı çalmış.
Kapıyı genç ve çok güzel bir kadın açmış.
Adam ‘Ben Ziraat Muhendisiyim. Bankada çalışıyorum. Arabam bozuldu.
Bana yardımcı olabilir misiniz?’ demiş.
Kadın ‘Kocam askerde, bu gece burada kalabilirsiniz’ demiş. Mühendis bey teşekkür edip, içeri girmiş.
Kadın ‘Kocam askerde, benden bir isteğiniz var mı?’ Mühendis ‘Zahmet olmazsa yiyecek bir seyler verebilir misiniz?’
Kadın yemek hazırlamış, yemekten sonra üzerindeki yeleği çıkararak ‘Kocam askerde, benden bir isteğiniz var mı?’
Mühendis ‘ Zahmet olmazsa çay ‘ Kadın çay hazırlamış ve elbisesinin bir düğmesini açarak, Kocam askerde, benden bir isteğiniz var mi?’ Mühendis ‘ Zahmet olmazsa bir bardak su ‘ sorular ve istekler böyle devam etmis.
En sonunda kadin seksi geceliğini giymis ve Kocam askerde, benden bir isteğiniz var mi?’
Mühendis ‘Yorucu bir gündü. Ben artık yatayım’ demiş ve uyumuş. Sabah uyandığınnda, avluya çıkmış. Kadın tavuklara yem veriyor.
Ancak bir tavuk 5 tane de horoz var. Mühendis bey gülerek’ Hic bir tavuğa 5 horoz olur mu?’ diye sormuş kadına.
Kadın : ‘ siz onlara bakmayın. Onlarin sadece bir tanesi gerçek horoz. ötekiler Ziraat Mühendisi…🙈🤪🤪🤪😂😂😂

By Aydınlık Luminous

Bilim kurgu Araştırma Güncel yaşam Tarih Gelecek Ekonomi Science fiction Research Current life History Future Economy