Hazırlayan ve kurgu : Hakan Kısa

Dost bî-pervâ felek bî-rahm devran bî-sükun
Derd çok hem-derd yok düşmen kavî tâli zebûn
Sâye-i ümmîd zâ’il âf-tâb-i şevk germ
Rütbe-i idbâr âlî pâye-i tedbir dûn
Akl dûn-himmet sadâ-yi ta’ne yer yerden bülend
Baht kem-şefkat belâ-yi aşk gün günden füzûn
Ben garib ü râh-i mülk-i vasl pür teşviş ü mekr
Ben harîf-i sâde-levh ü dehr pür nakş-i füsun
Her sehî-kad cilvesi bir seyl-i tûfan-i belâ
Her hilâl-ebrû kaşı bir ser-hat-i meşk-i cünun
Yelde berg-i lâle tek temkîn-i dâniş bî-sebât
Suda aks-i serv tek te’sîr-i devlet vâj-gûn
Ser-had-i matlûb pür mihnet tarîk-i imtihân
Menzîl-i maksûd pür âsib râh-i âzmûn
Şâhid-i maksad nevâ-yi çeng tek perde-nişîn
Sâgar-i işret habâb-i sâf-i sahbâ tek nigûn
Tefrîka hasıl tarîk-i mülk-i cem’iyyet mahûf
Âh bilmen n’eyleyem yok bir muvâfık reh-nümûn
Çehre-i zerdin Fuzûlî’nin tutuptur eşk-i âl
Gör ana ne rengler geçmiş sipihr-i nil-gûn
Şair ALi GÜNVAR


kaynak :https://www.fenakomik.com/2020/01/20/en-degerli-insan-nasil-olmali/

Hükümdarlardan biri, günün birinde ülkesinin en önemli heykeltraşını huzuruna çağırdı.
İstediği birer karış yüksekliğinde, altından, birbirlerinin tıpatıp aynısı üç insan heykeli yapmasıydı.
Aralarında bir fark olacak, ama bu farkı sadece ikisi bilecekti.
Heykeller hazırlandı ve doğum gününde komşu ülke hükümdarına gönderildi.
Heykellerin yanına bir mektup konmuştu.
Heykelleri yaptıran hükümdar şöyle diyordu:
“Doğum gününü bu üç altın heykelle kutluyorum, bu üç heykel birbirinin tıpatıp aynısı gibi görünebilir ama, içlerinden biri diğer ikisinden çok daha değerlidir.
O heykeli bulunca bana haber ver.”
Heykeli alan hükümdar önce heykelleri tarttırdı, üç altın heykel de gramına kadar eşitti.
Ülkesinde sanattan anlayan ne kadar insan varsa çağırttı, hepsi de heykelleri büyük bir dikkatle incelediler.
Ama aralarında bir fark göremediler.
Günler geçti, bütün ülke hükümdarın sıkıntısını duymuştu ve kimse çözüm bulamıyordu.
Sonunda hükümdarın fazla isyankâr olduğu için zindana attırdığı bir genç haber gönderdi.
İyi okumuş, akıllı ve zeki olan bu genç, hükümdarın bazı isteklerine karşı çıktığı için zindana atılmıştı.
Başka çaresi olmayan hükümdar bu genci çağırttı.
Genç önce heykelleri sıkı sıkıya inceledi, sonra çok ince bir tel getirilmesini istedi. Teli, birinci heykelin kulağından soktu, tel heykelin ağzından çıktı.
İkinci heykele de aynı işlemi yaptı, tel bu kez diğer kulaktan çıktı.
Üçüncü heykelde de tel kulaktan giriyor ama, bir yerden dışarı çıkmadan ancak telin sığabileceği bir kanaldan, kalp hizasına kadar iniyor, oradan öteye gitmiyordu.
Hükümdar heykelleri gönderen komşu hükümdara cevabı yazdı:
“1. Kulağından gireni ağzından çıkartan insan, makbul değildir.
2. Bir kulağından giren diğer kulağından çıkıyorsa, o insan da makbul değildir.
3. En değerli insan, kulağından gireni yüreğine gömen insandır.”

Hükümdarlardan biri günün birinde ülkesinin en önemli heykeltraşını huzuruna çağırdı.

İstediği birer karış yüksekliğinde altından birbirlerine tıpatıp aynısı üç insan heykeli yapmasıydı.

Aralarında bir fark olacak ama bu farkı sadece İkisi bilecekti.

Heykeller hazırlandı ve doğum gününde komşu ülke hükümdarına gönderildi. Heykellerin yanına bir mektup konmuştu.Heykelleri yaptıran hükümdar şöyle diyordu;

Doğum gününü bu üç altın heykelle kutluyorum, bu üç heykel birbirine tıpatıp aynısı gibi görünebilir ama İçlerinden biri diğer ikisinden çok daha değerlidir.O heykeli bulunca bana haber ver.’

Heykeli alan hükümdar önce heykelleri tarttırdı. Üç altın heykelde gramına kadar eşitti.Ülkesinde sanattan anlayan ne kadar insan varsa çağırttı.Hepsi de heykelleri büyük bir dikkatle incelediler.Ama aralarında bir fark göremediler.

Günler geçti bütün ülke hükümdarın sıkıntısını duymuştu ve kimse çözüm bulamıyordu.

Sonunda hükümdarın fazla isyankar olduğu için zindana attırdığı bir genç haber gönderdi.

İyi okumuş akıllı ve zeki olan bu genç, hükümdarın bazı isteklerine karşı çıktığı için zindana atılmıştı.

Başka çaresi olmayan hükümdar bu genci çağırttı.

Genç önce heykelleri sıkı sıkıya inceledi, sonra çok ince bir tel getirilmesini istedi.

1.Teli 1.heykelin kulağından soktu.Tel heykelin ağzından çıktı.

2.Heykele de aynı işlemi yaptı.Tel bu kez diğer kulaktan çıktı.

3.Heykelde tel kulaktan girdi ama bir yerden dışarı çıkmadan ancak telin sığabileceği bir kanaldan kalp hizasına kadar iniyor oradan öteye gitmiyordu.

Hükümdar heykelleri gönderen komşu hükümdara cevabı yazdı.

1- Kulağından gireni ağzından çıkartan insan makbul değildir.

2- Bir kulağından giren diğer kulağından çıkıyorsa O insan da makbul değildir.

3- En değerli insan kulağından gireni yüreğine gömen insandır.’

Kulağından gireni yüreğine gömen tüm güzel insanlara selâm olsun…

By Aydınlık Luminous

Bilim kurgu Araştırma Güncel yaşam Tarih Gelecek Ekonomi Science fiction Research Current life History Future Economy