Hazılayan ve kurgu : Hakan Kısa


Kabenin oğlu Ali 2 #Alıntı ” … Şu âlemde ne varsa O’ ndandı, yüce Allah’tan. Hakk’tan. Ondan ayrı gayrı yoktu. Gözün gördüğü göremediği her yerde O’ ydu.
Her şey O’ndandı ama O’ değildi.
Her nereye dönersen insan orada O’nu bulurdu. İnsanın kıblesi Hakk yoldu.
Yolun başında da olan da O’ydu sonunda da. Görülen her şey suretti. Her şey şekildi de öz O’ydu.
O’ tohumdu; O’ köktü.
İnsan dallarına bakıp gövdeyi bilir miydi hiç?
Henüz toprağa düşmeden kendini yok eden tohumun, kök salıp dibe en derine gözünü en yüksekte olana dikme cüretini?
İnsan bilmezdi…
Bedene kelepçeliydi ruhlar, zincir seslerine aşinalığı bu sebeptendi. Gün gelir her yara acıya evrilirdi.
İnsan neydi ki?
Şu koca âlemde bir toz tanesi, deryada bir damla, çölde bir kum tanesi.
Ve… Keramet ne çölde, ne denizde, ne de alemdeydi.
Sır insanın gözlerinde, sır bir kum tanesinde, sır bir damla sudaydı.
Hayat denilen yolda uzun bir yürüyüşteydi. Yine de yola düştü mü sonu olmayan yol yoktu.
Çalıp da açılmayan bir kapı ya da? Gürlemeden gök yağar mıydı yağmur?
Belki de…
Bütün mesele başladığın yere geri dönebilmekti. İnsanın bütün bulacağı şey, aslında kendinde hep var olandı.
Yaşamak bulmak değildi, o yolculukta başına gelen her şeydi.
Bir söz… Tek bir söz koca bir yaşamı anlatabilir miydi? Hiç ya da her şey miydi mesele?
İnsan bilmezdi…
Kalp ile akıl arasında kıldan ince bir köprüydü. O ip koptu mu helak olan yine insandı.
Ve yanan eti değil, eriyen ruhuydu. Yine de en umutsuz anında kuru dudaklarında bir duaydı semaya yükselen daima.
Kalp gözünü aralayan ince bir yoldu.
Oysa… Yaşamak delilikti!
Serkeş dillere dolanan adlar, yaradan aşkıyla divaneyi ne bilsindi. Bilmek haramdı mühürlü yüreklere ve bilmediğine düşmandı her cahil.
Ah, her ne gelirse başa yoldan değil yoldaştandı. Bu yol tek başına bir yolculuktu.
Ve tüm kâinat tek bir kurala bağlıydı. Adalet evrenin ruhu, kutup yıldızıydı.
Ne zaman ki yolunu kaybetse hak çağırır; ne zamanki yüz çevirir insan haktan helaki kaçınılmaz olandı.
Ve… Tüm zulüm yolları ona çıkar da görmezdi insan.
Adalet gök kubbeydi. Adalet herkes içindi. Arşı yıkılırsa hakkın ortada ne nizam kalırdı, ne ahlak.
Herkes ve her şey altında kalırdı.
Hayat zor bir sınavdı…
Ama…
Allah insana zulmetmezdi, zulüm insandandı; en çok da kendine zalimlik ederdi.
Allah insanı aldatmazdı, şeytana kanan insandı; en çok da kendine ziyan ederdi.
Bu yol ki…
Az görür insan ama yine de kördü. İnsanın kalbini kirletense şüphe tohumuydu. Akıl tarlasını saran zehirli ottu.
Oysa… İnsan bir madendi!
Ezelden sahip olduğu o eşsiz taşı işlemeye üşengeç. Üzerindeki taşı, tozu kırıp atsa ortaya çıkacak o en kıymetli mücevherde ışıyacak olan yine kendisiydi.” Alıntı İLKNUR ALTINTAŞ’tan

By Aydınlık Luminous

Bilim kurgu Araştırma Güncel yaşam Tarih Gelecek Ekonomi Science fiction Research Current life History Future Economy