Hazırlayan ve kurgu : Hakan Kısa

“Bulut çığ” terimini ilk kez duydum ve videoda ilk kez “bulut çığ” ı gördüm. Son zamanlarda Nepal dağlarındaki Kapuche Buzul Gölü yakınlarında bir “bulut çığı” meydana geldi. Bu sahne gerçekten çok nadirdir, onu ömür boyu bir kez görecek kadar şanslı.
O sırada, bir grup seyahat arkadaşı göl kenarında kamp yapıyordu ve bu nadir görsel şölenin fotoğraflarını çekme riskini aldılar.
Beyaz kar bulutları, durdurulamaz bir şekilde vadiden aşağı indi, anında dağları yuttu ve göl yüzeyine çarptı.Mavi gökyüzü ve sarı-kahverengi dağların fonunda, daha belirgin, görkemli ve şok ediciydi. Güçlü hava akışı çadırları ve uyku tulumlarını devirerek yolcuları panik içinde kaçmaktan korkuttu ama neyse ki can kaybı olmadı. Ondan sonra, gölün yanında küçük bir gökkuşağı belirdi, son derece güzeldi ve diğer gezginlerin hepsi alkışladı ve hayran kaldı.
Buna “mükemmel bulut çöküşü” deyin.

MÜSTEÂN !

Rabb’im!
Ey Müsteân!

Bütün işlerinde Sana güvenenlerden;
Bütün işlerinde Sana dayananlardan;
İşlerinin neticesine rıza gösterenlerden, ve apaçık Hak üzere olanlardan eyle beni Müsteân adınla.

Sen ki kulunun neye ihtiyacı olduğunu bilirsin Yâ Rabb!
Sen ki ne zaman dara düştüğünü Bilirsin kulunun!

Müsteân Adınla Rabb’im;
Benden daha iyi bildiğin ihtiyaçlarımı gider ne olur!
Darda kaldığımda da Sen yetiş imdadıma Müsteân Adınla !

Tevekkül ve hidayet nasib ederek; İmanımın kuvvetlenmesine yardım eyle Müsteân Adınla!
Allah’ım Seni zikretmek, Sana şükretmek ve Sana güzelce ibadet etmek için bana yardım et.
Âmin!
V’el Hamdülillahi Rabbil Âlemin.

“Sizin anlattığınız şeye karşı istiâne(yardım) istenecek olan (sadece) Allah’dır.”

(Yusuf Suresi :18)

“Hayırlı Sabahlar Kardeşler.”

“Rabbim Yar ve Yardımcımız Olsun Allah’a Emanet Olun Sağlıklı ve Mutlu Kalın.”
……✍🏻
Hakan Kısa: “Bismillahirrahmanirrahiym”

Allah’ım günümüzü hayırlı eyle.
Bizi kurtuluş üzere yaşayanlardan eyle.
Maddi ve manevi kötülükten emin kılınanlardan eyle.
Allah’ım!
Selamet ve barış içinde yaşamayı nasip eyle.
Haksızlık yapmaktan ve haksızlığa uğramaktan sana sığınırız.
Bize selam verildiğinde misliyle ya da daha güzeliyle mukabele edenlerden eyle.
Dikkatle yaşayanlardan eyle.
Allah’ım!
Körü körüne yaşayan mutaassıpladan değil araştırıp hakikatin peşinden gidenlerden eyle.
Safiyeti bozulmayanlardan eyle.
İmanı katışıksız olanlardan eyle.
Kendisine ve çevresine yararlı olan ameli salih ehlinden eyle.
Allah’ım!
Dili hayra dönenlerden eyle bizi.
Kendini şerre kapatanlardan eyle.
Dışarıdan gelecek şer etkilerden bizi muhafaza eyle.
Geldiği safiyetle dönenlerden eyle.
İmanını nefis ve şeytana kaptırmayanlardan eyle.

       (Amin)

“Hayırlı Sabahlar Kardeşler.”
    “Rabbim Yar ve Yardımcımız Olsun Allah’a Emanet Olun Sağlıklı ve Mutlu Kalın

PEN Şiir Ödülü Alova’ya
Her yıl 21 Mart Dünya Şiir Günü bağlamında sunulan PEN Şiir Ödülü’nü bu yıl özgün şiiri, çevirmenliği, dilciliği ve editörlüğü ile seçkin bir konumda olan Erdal Alova kazandı. PEN Yazarlar Derneği’nin açıklaması şöyle: “İnsanlığın çok boyutlu macerasını kadim zamanlardan geleceğe kuşatan şiiri için PEN Şiir Ödülü’nü sevgiyle, saygıyla ve şükranla Erdal Alova’ya sunuyoruz.”
21 Mart Dünya Şiir Günü Bildirisi Alova’nın kaleminden
“İnsan ozanca/şairane barınır bu dünyada,” der büyük Alman şair Hölderlin. Bir tek satır yazmayan, şiir sanatından haberi olmayan insan teki “ozanca yaşar.” Teknolojinin, sömürünün, gözü doymazlığın bütün saldırılarına karşı doğadan, her zaman “ağır basan” yaşam güdüsünden, insanoğlunun barışçıl yöneliminden kopmama çabasıdır bu. Ve bu direngenlik binbir giziyle, duygusal, duyusal dolaşımıyla, bir yeraltı ırmağı gibi sessizce, kendini ele vermeden akıp gider insan soyunun olağanüstü serüveninde.
Şair dediğimiz insan teki bütün bu olağanüstü deneyimi dile getiren sanatçıdır. Tıpkı hem suda hem karada yaşayan bir kurbağa gibi, hem toplumda hem toplum dışında yaşayan amfibik bir varlıktır. Sürekli olarak insanoğlunun arkaik döneminin tarihsel büyütecinden, o Altın Çağ’dan yaşadığı dönemi izleyen şair “en uyanık gayretle gördüğü düş”lerinde insanın kendinin efendisi olduğu, yabancılaşmanın ortadan kalktığı, insan varlığının kendini doğanın etkin/edilgen bir parçası olarak gördüğü o Kadim Çağ’ı hatırlatır okura. Bunu yaparken olanca malzemesini Evrensel Dölyatağı’ndan sağlar.
İşte, Şiir Sanatı ve onun etkin öznesi olan şair, Sappho’dan, Homeros’tan, Yunus’tan bu yana, durup dinlenmeden bu kutsal çalışmasını sürdürürken, insanı yeniden insanla buluşmaya çağırır.
Bu yüzden, “şiir öldü”, “şiir geriledi” gibi anlamsız çıkışlar ancak duyarsızlıkla, bilgisizlikle açıklanabilecek yargılardır.
Şairler susmadıkça şiir ne ölür ne de geriler. Ancak, zaman zaman gölgelenir, araya giren parazitler yüzünden; sesi zor duyulur ya da tam anlaşılmaz. Günümüzde bu parazitlerin en güçlüsü görsel saldırganlıktır. TV’siyle, bill-board’larıyla, reklam endüstrisiyle, toplumu yanılsamaya sürükleyen programlarıyla, söz konusu saldırı kapitalizmin yürüttüğü bir abrakadabra harekâtı, iflah olmaz bir tamahkârlık gösterisidir. Ve bu korkunç yanılsamanın gölgesi altında kalan, Şiir’in o kadim sesi, o şairane/ozanca yaşama biçimi tehdit edilmekte, giderek, tümüyle ortadan kalkma tehlikesiyle karşı karşıya kalmaktadır.
Ama ne zarar! Dünya şairleri susmadıkça, gerçekçilikten kopmadıkça, bu haksız yanılsama, bu amansız saldırı ortadan kalkacak, Şiir’in gümrah sesi insanoğlunun her türlü yabancılaşmadan kurtulduğu, kendine yeniden kavuştuğu o yeni Altın Çağ’a dek sürecek, ondan sonra da yeni arayışlarla varoluşunu sürdürecektir.

By Aydınlık Luminous

Bilim kurgu Araştırma Güncel yaşam Tarih Gelecek Ekonomi Science fiction Research Current life History Future Economy