Hazırlayan ve Kurgu: Hakan Kısa


Dinimizde Ramazan Bayramı Kutlanması ve Yeri

Soru: “Dinimizde Ramazan bayramı var mı yok mu? Muaviye bayramda şeker mi dağıttı?”
– Hz. Ali Ramazan ayında şehit edildi; o yüzden de birilerinin –“bu bayram bize haramdır “ sözlerini duydum da aslı yoktur…
Şeker bayramı tabirinin kim tarafından ve nereden uydurulduğunu bilmiyorum; ayrıca Muaviye şeker dağıtmaz, dağıtmışsa helva dağıtmıştır, Araplarda şeker filan yok o dönem…
Hatta kutlamalar da yapmıştır… E, sevindi tabi!
Bayram etmiştir; ziyafetler vermiştir.
-Yapar! Her şeyi yapar o…
Pilavı meşhurdur onun; Şam sokaklarında da dağıtmıştır da bunun bizle alakası yok!
Bize ne?
-Bunları yaptı diye İslam’ın en hayırlı ayının ve en büyük bayramlarından birinin, Ramazan bayramının kutlanmaması ne alaka?
Ayrıca…
Biz “Ramazan” ayı ile ilişkilendirip “Ramazan Bayramı” diyoruz da aslı: “Eid el Fitr”
Fitre bayramıdır; fitre verilir, yardım edilir…
Yetimi, öksüzü, yoksulu, ihtiyaç sahibi sevindirilir; paylaşılır ki paylaşmak insanı çoğaltandır!
Ayrıca kültüre göre de değişir; misafir ağırlama şekliyle alakalıdır. Evine gelene ne yaparsın? Hele de bayram günü?
Şeker, çikolata, lokum, kolonya, Türk kahvesi vs ikram edersin.
Siz… Muaviye’yi Yezid’i filan boş verin…
Ne yaptıysa yaptılar…
Yeterince boşalttılar İslam’ın içini oydular, bir de bayramlara dokunmasınlar…
Birkaç soru/ konu daha var, onları da kısa geçeyim:
Salat! Namaz yani…
3 vakit midir? 5 mi? Bir şekli var mıdır?
-Vardır! Ayrıca 5 vakittir…
Hz. Muhammed Mustafa beş vakit kılardı.
Şimdi…
-Kur’an ı Kerim de biz beş vakti bulamadık diyen arkadaşlar için arayalım:
-Bakalım bulabilecek miyiz?
Ayetlere bakalım…
1. Hud 114, “Gündüzün iki tarafında, gecenin de gündüze yakın saatlerinde salatı kıyam edin. Şüphesiz ki iyilikler kötülükleri yok eder. İşte bu, öğüt almak isteyenler için bir hatırlatmadır. “
2. İsra 78, “Gündüzün güneşin gün ortasını aşmasından gecenin karanlığına kadar salatı kıyam et; bir de fecr namazını; çünkü fecr namazı şahitlidir. “
Fecr: “ güneş doğmadan gün aydınlanmaya yeni başlamışken “ demek.
Kafanızı karıştıran nokta şu; sabahla başlıyorsunuz… Yanlış yapıyorsunuz…
İlk vakit “öğlen”dir.
Yani… Kur’an da ilgili ayetlerde bahsedilen vakitlerden kasıt:
-Güneş doğmadan “fecr”
– Güneş batmadan öğle ve ikindi,
-Güneş battığında akşam ve sonra da yatsıdır.
Yani… Namaz vakitleri sabah değil öğlen namazıyla başlar; ikindi, akşam, yatsı devam eder…
Son “fecr” namazıyla biter…
Ayrıca…
Öğlen ve ikindi; akşam ile de yatsı birleştirilebilir; yani cem edilebilir ama aslen 5 vakittir…
Hz. Muhammed Mustafa 5 kez kılmıştır; bazen birleştirmiştir. Ayrıca “gece” namazını da tavsiye etmiştir…
Bir başka mesele…
Ramazan orucu 3 gün müdür 9 gün müdür?
-30 gündür! Bu kadar açık ve nettir.
Kur’an 30 cüzdür. Ramazan da 30 gündür; eksik olmaz. Arapça harfler 28dir; ayın gökyüzünde görünme süresi 28 gündür…
1 ve 30da da görünmez!
Farz mıdır?
-Farzdır!
Tutarsınız, tutamazsınız! Kimseye neden tutuyorsun ya da tutmuyorsun da diyemezsiniz?
Hesap soramazsınız… Kimsenin haddine düşmez!
Ama…
– Yoktur diyemezsiniz de…
Bunlar nereden çıkıyor hiç bilmiyorum; işte bu yüzden hep diyorum ya kafanıza göre yorumlayamazsınız Kur’an’ı…
-Ben bu ayetten şunu anladım,
-Ben aslında böyle düşünüyorum,
-Bence vs olmaz…
Ha, dersiniz ki yapamıyorum, tutamıyorum filan anlaşılır…
Ama…
–Yoktur demek ayrı bir şeydir!
Hele de aslından uzaklaştırmak/ saptırmak apayrı bir şeydir…
İslam’ı mezhepçilik kuyusundan çıkarmalısınız…
Herkeste var biraz…
O Şia, bu Sünni, şu Alevi, bu Caferi…
-Onlar bunu yapıyorsa ben yapmam,
-Onlarda bu varsa ben kabul etmem,
-Onlar öyleyse ben böyleyim filan olmaz!
İş çığırından çıkar…
Çıkmıştır da…
Salat hakkında birkaç şey daha söylemek isterim: Biz “Namaz” diyoruz ama Farsça bir kelime…
Aslı: Salat!
Ve…
Namaz kelimesi de aslında tam olarak “salat”ın anlamını vermiyor…
Salat’ın gerçek anlamı da Allah ile münferiden kurulan bağ demek.
Yani: Sadece siz ve Yaradan…
Arada başka kimse yok!
-Muazzam bir buluşma!
Mesela… Secde iki türlüdür bilir misiniz?
1. Saygı secdesi
2. İbadet secdesi
Ama bütündür de…
Şöyle ki: Namazda baş yere değdiğinde secde edildiğinde bu saygıdır; devamında “sübhane rabbiyel aaala” demek ise ibadettir.
Çok evveline gidelim…
Çok da detaya girmeden!
Neydi?
Kalu Bela gününde… Allah tüm varlıkları yarattı ve hepsine “ben kimim” diye sordu.
-elestu bi rebbikum?
Bir kısmı –bela; bir kısmı –bila dedi
Bir de kararsızlardı hani!
Geçen gün yazdım gene yazmayayım…
Şu önemli: Allah ruhları Adem’e “saygı” secdesine davet etti; ama “ibadet” banadır da dedi.
“sübhane rabbiyel aaala”.
O yüzden bu söz çok önemlidir…
Şimdi…
Oraları geçeyim çok derin mevzular, girersek çıkamayız…
Hz. Muhammed Mustafa: “Salat, Rab ve Kul arasında bir bağdır” der.
Hz. Ali a.s ise ibadeti üçe ayırır:
1. ibadetül abid : “Köle ibadeti” korkudan dolayı ibadettir.
2. ibadetü ettüccar: “Tüccar ibadeti” bir şey istemek için yapılan ibadettir.
3. ibadetül abrar: Allah’ı gerçekten bilip sadık olanların ibadetidir.
Gerçek ibadet yani…
Ruhi, kalbi ve fiziki…
Bir bütünleşme; samimi, içten! Hz. Ali bu kimseler için “bizim dostlarımız” der.
Bir başka konu: Abdest!
Abdest sadece bedensel bir temizlik değildir!
Bu da bütündür!
Ayrıca temizlik sağlıktır da; ama dedim ya bu da hem bedensel, hem ruhsal hem de kalbi olmalıdır. Yoksa eksik kalır; eksik bir ibadet olur; anlamı da olmaz…
Kalbiniz pisken, katıyken, fesatla doluyken, kibir bataklığındayken, bencilken kimi kandıracaksınız?
Peki…
Kalbinizi nasıl temizleyeceksiniz? Ruhunuzu…
Suyla mı?
O kadar kolay iş değil söyleyeyim…
Yoksa bir bakarsınız “oruç” aç ve susuz bir gün; namaz “jimnastik” oluverir…
İçini doldurmak gerekir; öze inmek…
Kaynağa…
Yazık ki insanlar çeperde dolaşıyor…
Gerçek salat ki kalbi güçlendirir, günahları siler, Allah’a yakınlaştırır…
Mesele o noktaya ulaşabilmekte…
Tamamlamakta, tamamlanmakta…
Yoksa…
Amr bin As da namaz kılardı, oruç da tutardı bütün o tayfa…
Yaptıkları ortada!
Döküp saçtılar hala toparlayamıyoruz!
Kerbela’da Hz. Muhammed Mustafa’nın evladını Hz. Huseyn’i katletmeden önce namaz kıldılar daha ne diyeyim?
-Görünüşe hiç aldanmayın derim!
Bir kere tutarlı olacaksınız!
Sözleriniz ve davranışlarınız örtüşecek…
Amel!
Örnek olacaksınız…
Çocuklar mesela…
Ebeveynlerinin sözlerinden değil davranışlarından/yaptıklarından etkilenir…
Sözler bir kulaktan girer diğerinden çıkar…
O yüzden bir olmalıdır; yapma dediğiniz her şeyi siz de yapmamalısınız…
-Yalan söylemek kötüdür diyorsanız yalan söylemeyeceksiniz…
En meşhur sözüdür anne babaların, çok da güzel bir öğüttür: “Evladım kendine yapılmasını istemediğin bir şeyi kimseye yapma…”
Ne güzel, siz uyguluyor musunuz peki?
Mesele odur. Yoksa boş iş söyleyeyim…
Üstelik… Başka derin mevzular da var, hem de çok önemli konular bunlar niye konuşulmaz?
Mesela… “Gıybet zinadan çetindir” der Hz. Muhammed Mustafa.
Hiç düşündünüz mü ne demek ister?
Yani…
Önce nefretten, kinden arındırmak lazım yürekleri…
Ruhları, kalpleri yıkamak, temizlemek…
Diyorum ya bu ara hep: -Sevmekle başlar her şey…
Allah’ı sevmekle…
Allah’ı severseniz, insanı da seversiniz, hayvanı da, ağacı da, doğayı da…
Allah’ı seven onu incitmek istemez ki niye istesin?
İnsan sevdiğini incitir mi?
Allah’ı seven zulmetmez diğer insanlara. Onları kandırmaz, yalan söylemez; iftira atmaz, incitmez yürekleri…
Üzerine titrer o güzelliklerin…
Geçenlerde… Bir rivayet okudum; olay Kufe’de gerçekleşiyor.
Hz. Ali ve Kumeyl Kur’an okuyan bir kari duyuyorlar, adamın sesi çok güzel. Kumeyl diyor ki, “Ne kadar güzel Kur’an okuyor; keşke onu okuyanın bedeninde bir tüy olsam…”
Hz. Ali diyor ki, “Öyle deme. Bilemezsin aslında ne olduğunu, ne olacağını…”
Bu anlam veremiyor pek…
Ve…
Gel zaman git zaman…
Nahrevan savaşı sonrası meydandalar. O adamın cesedini görüyor Hz. Ali Kumeyl’e gösteriyor.
Adam meğersem Haricilerden biriymiş…
Hz. Ali’ye kılıç çekenlerden yani!
Hz. Ali de Kumeyl’e soruyor, “Şimdi de onun bedeninde bir tüy olmak ister misin?”
Velhasıl…
Kimsenin kalbini, yüreğini bilemezsiniz. Ve işin nereye varacağını da…
O yüzden herkes önce dönüp kendine baksın, kendini düzeltsin…
Kalbini kirden pastan pislikten temizlesin!
Ruhunu yıkasın, arındırsın!
O zaman bir şansımız ve umudumuz olabilir belki…
Ve selam
İlknur Altıntaş

2 Bölüm

Yâ rabbe’s-semâvâti ve’l-ard, yâ zelcelâli ve’l-ikrâm. 🤲🤲
Es’elüke bi hakkı hâzihi’l-esmâi küllihâ en tüsâlliye alâ seyyidinâ Muhammedin ve alâ âli Muhammed🤲🤲
verham Muhammeden kemâ salleyte ve sellemte ve bârekte ve râhimte ve terahhamte alâ ibrâhîme ve alâ âli ibrâhime fil alemin🤲🤲 Rabbenâ inneke hamîdun mecid. Birâhmetike yâ erhâme’r-râhimin.🤲🤲 Velhamdü lillâhi rabbi’l-âlemin.” denir.
💚🤍💚🤍💚🤍💚🤍
Anlamı:
💚🤍💚🤍💚🤍💚🤍
“Ey göklerin ve yerin Rabbi, ey celâl ve ikram sahibi! 🤲
Bütün bu isimlerin hakkı için, senden İbrâhim’e ve İbrâhim’in âline salât, selâm, bereket, rahmet ve pek çok şefkat ihsan ettiğin gibi, Efendimiz Muhammed’e ve Muhammed’in âline bütün âlemlerde salât ve merhamet ihsan etmeni diliyorum🤲Rabbimiz! Şüphesiz sen övgüye en lâyık olan Hamîd ve şânı yüce olan Mecîd’sin🤲
Bunu sonsuz rahmetinle yap, ey merhamet edenlerin en merhametlisi🤲Hamd âlemlerin Rabbi olan Allah’a mahsustur..🤲Her Derde Dua

İSM-İ Â’ZAM DUASI
Bismillâhirrahmânirrahiym.
“Yâ Cemîlu Yâ Allâh🤍
Yâ Karîbu Yâ Allâh🩸
Yâ Mücîbu Yâ Allâh🤍
Yâ Habîbu Yâ Allâh🩸
“Yâ Raûfu Yâ Allâh🤍
Yâ Atûfu Yâ Allâh🩸
Yâ Ma’rûfu Yâ Allâh🤍
Yâ Latîfü Yâ Allâh”🩸
“Yâ Azîmü Yâ Allâh🤍
Yâ Hannânü Yâ Allâh🩸
Yâ Mennânü Yâ Allâh🤍
Yâ Deyyânü Yâ Allâh”🩸
“Yâ Subhânü Yâ Allâh🤍
Yâ Emânü Yâ Allâh🩸
Yâ Bürhânü Yâ Allâh🤍
Yâ Sultânü Yâ Allâh”🩸
“Yâ Müste’ânü Yâ Allâh🤍
Yâ Muhsinü Yâ Allâh🩸
Yâ Mütealü Yâ Allâh🤍
Yâ Rahmânü Yâ Allâh”🩸
“Yâ Rahîmü Yâ Allâh🤍
Yâ Kerîmü Yâ Allâh🩸
Yâ Mecîdü Yâ Allâh🤍
Yâ Ferdü Yâ Allâh”🩸
“Yâ Vitru Yâ Allâh🤍
Yâ Ehadü Yâ Allâh🩸
Yâ Samedü Yâ Allâh🤍
Yâ Mahmûdu Yâ Allâh”🩸
“Yâ Sadıka’l-va’di Yâ Allâh🤍
Yâ Aliyyü Yâ Allâh🩸
Yâ Ganiyyü Yâ Allâh🤍
Yâ Şâfî Yâ Allâh”🩸
“Yâ Kâfî Yâ Allâh🤍
Yâ Muâfî Yâ Allâh🩸
Yâ Bâkî Yâ Allâh🤍
Yâ Hâdî Yâ Allâh”🩸
“Yâ Kâdiru Yâ Allâh🤍
Yâ Sâtiru Yâ Allâh🩸
Yâ Kahhâru Yâ Allâh🤍
Yâ Cebbâru Yâ Allâh”🩸
“Yâ Gaffâru Yâ Allâh🤍
Yâ Fettâhu Yâ Allâh”🩸
🤍🩸🤍🩸🤍🩸🤍🩸
(Eller açılır)🤲🤲

By Aydınlık Luminous

Bilim kurgu Araştırma Güncel yaşam Tarih Gelecek Ekonomi Science fiction Research Current life History Future Economy