Hazırlayan ve Kurgu : Hakan Kısa

Mehmet Ali GÜLLER:
Putin’in kırmızı çizgisi
ABD’nin Ukrayna üzerinden Rusya’ya cephe açma girişimini, iki nedenle -şimdilik- frenlediğini belirtmiştik: Birincisi Rusya’nın sahaya yansıyan kararlılığı, ikincisi de ABD’nin Almanya başta bazı AB ülkelerini bu girişime tam ikna edememesiydi…
Ancak Moskova, ABD’nin freninin şimdilik olduğunu biliyor. Nitekim İngiltere’nin Karadeniz kışkırtmaları ya da CIA’nın Belarus Devlet Başkanı Aleksandr Lukaşenko’ya suikast girişimi türünden hamlelerini görüyor ve bu türden “Rusya’nın sinirleriyle oynama” hamlelerine karşı kararlılığının tonunu artırıyor.
PUTİN’İN ABD’YE MESAJLARI
İşte Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in Federal Meclis üyelerine sesleniş konuşması, o kararlılığın en üst perdeden, kırmızı çizgi ilan edilerek gösterilmesiydi.
Putin, doğrudan ABD’yi hedef alan üç mesaj verdi:
1. Putin öncelikle ABD’nin Ukrayna ve Belarus konusundaki asıl hedefini ortaya koydu: “Ukrayna ya da Belarus’ta ayaklanmalar olduğunda Batı ne Ukrayna ne de Belarus’u düşünüyordu. İstedikleri Rusya’yı çevrelemekti.”
2. Putin, bu çevreleme hedefli kışkırtmalara karşı yanıtlarının artık sert olacağını ilan etti: “Rusya’ya karşı provokasyon gerçekleştirecekler daha önce hiç olmadıkları kadar pişman olacaklardır. Provokasyonlara cevabımız sert olacak. Hiçbir ülkenin Rusya ile ilişkilerinde kırmızı çizgileri geçmeyeceğini umuyorum. Köprüleri yakmak istemiyoruz. Fakat birileri bu köprüleri kendi yakmak ya da hatta atmak isterse, o zaman bilmelidir ki Rusya’nın buna yanıtı hızlı ve sert olacaktır.”
3. Putin, ABD’yi Ukrayna, Belarus ve Venezüella’daki suikast ve darbe girişimleri konusunda da açıkça uyardı: “Belarus’ta yakın geçmişte darbe gerçekleştirmeye çalıştıklarını ve ülkenin devlet başkanına suikast düzenlemeye çalıştıklarını hepimiz biliyoruz. Fakat beni iyi dinleyin: Ukrayna’nın darbe ile görevinden edilen ve ölümden dönen devlet başkanı Yanukoviç hakkında istediğinizi düşünebilirsiniz ya da Venezüella Devlet Başkanı Maduro hakkında istediğiniz fikre sahip olabilirsiniz, aynısı Belarus Devlet Başkanı Lukaşenko için de geçerli. Ancak darbe ya da siyasi suikast planlayamazsınız, bu kadarı artık fazla. Tüm sınırları çoktan aştınız.”
Putin’in bu mesajları, Rusya’nın artık kendisine yönelik çevrelemeye karşı “aktif savunma” yapacağını ortaya koyuyor.
PUTİN’İN MESAJLARI TÜRKİYE’Yİ DE İLGİLENDİRİYOR

Konu, iki boyutuyla Türkiye’yi de ilgilendiriyor: Birincisi AKP iktidarının Kırım politikası ve Ukrayna’ya SİHA satması; ikincisi de Karadeniz’de sıklaşan Türk-Amerikan ve NATO tatbikatları.
Moskova bu konulardaki rahatsızlığını çeşitli kanallardan ve birçok kez iletti. Özellikle SİHA’lar konusunda son günlerde üst üste rahatsızlık mesajları geldi Rusya’dan…
Washington, Türkiye ile Rusya arasında sorun çıkabilme olasılığına en çok sevinen başkent kuşkusuz. Ancak Ankara’da da üstelik hem Saray çevresinde hem de çeşitli muhalif çevrelerde, Ukrayna ve Karadeniz üzerinden Türk-Rus ilişkilerinin sabote olmasını ve bunun Türkiye’nin yeniden ABD’yle “iyi” ilişkiler geliştirmesine vesile olmasını isteyenler var…
Ne yazık ki son 70 yılın, özellikle de son 20 yılın “kazıklı” Türk-Amerikan ilişkilerinden ders almayanlar azımsanmayacak çoklukta…
Oysa, Putin’in kararlılığı karşısında ABD’nin frene basması da gösteriyor ki “Amerikan rüyası” bitti. Dolayısıyla dünyanın her tarafındaki Amerikancılar için de “Küçük Amerika” hayalleri bitti.
Türkiye, AKP nedeniyle sorunlu ilerlese bile “bölge merkezli” dış politika anlayışını mutlaka sürdürecektir. Mesele artık Türkiye’nin bu politikayı, hangi siyasi anlayışla daha iyi sürdürebileceği meselesidir. İktidar olmak isteyenlerin asıl odaklanması gereken yer burasıdır.
(Cumhuriyet)

By Aydınlık Luminous

Bilim kurgu Araştırma Güncel yaşam Tarih Gelecek Ekonomi Science fiction Research Current life History Future Economy