1 bilüm devamı 2 Bölüm:
Name Of The New World Order : Covit 19 – Yeni Dünya Düzenin Adı: Covit 19
Gezegenin Küresel Karar alan Yöneticileri – Dünya Derin Devleti – Siyah aristokrasi – Yeni Dünya Düzenin…2 bölüm

Siyah Aristokrasi Gizli Rahip Bankacı aileleri veya Roma’nın Egemen Siyah Asaleti – Dünya Derin Devlet Hükümeti olarak adlandırılır.
Dünya Hükümeti’nin en üstteki seçkinler, Dona unvanlarına sahib Asiller – latin dilinden türk diline tercumesi – Hakim – Efendi bir ön ek ilave edilmekte.
Bu aileler – I. ve II. Dünya Savaşları da dahil olmak üzere tüm büyük savaşların arkasındadır.
Bu uluslararası Derin Devlet temsilcileri yanı sıra Eski Roma Kraliyet Asilzade ve Roma İmperatorların soylulardan gelen Asiller.
Roma Asilleri Dünya üzerinde Yeni Teknoloji gelişini ve ya Pandemi gelmesini önleyebilen ve ya tamamen yok olmasına karar alabilen Asilzadeler.
Son Covit 19 Epidemioloji kriz çıkartılması ve yayılmasını önleyebilecek ve ani yok olmasını sağlayabilecek Soylu Aileler bugunlerde sezice izlemekteler.

Dünya nufus Planlama amaçlı olma ihtimaller üzerine düşünmemize yol açmakta.
Örn.Orta çağlarda Haçlı seferleri ve savaşları, Osmanlının Bizans Tarih sayfasını kapatması, Avrupa Endelüs devletini kapatılması ve Endülüs halkını denizler aşırı kıtalara yerleştirilmesi, Osmanlı Avrupa ilerleyişi ve Savaş sırasında kaybolan insan hayatları, Birinci Dünya Savaşı, İspanyaol Gribi ve Karantinası, Almanyanın Doğu Avrupa ilerleyişi ve Toplama Kampları Holocaust… https://encyclopedia.ushmm.org/content/tr/article/holocaust-abridged-article
İnsanoğlu ilerlemesi ve çoğalmasını kontrol eden ve azalma kararı ve cabaları bahsı geçen görünmeyen güç organize edilmesi hiç bir kanıt olmasa bile farklı düşüncelere yol açmakta.

https://encyclopedia.ushmm.org/content/tr/gallery/nazi-camps-abridged-article-maps#:~:text=Dachau’ya%20ek%20olarak%20Berlin,)%20ve%20Ravensbrueck%20(1939).
2020 – 2021 yılları Yeni salgınlarla ortaya çıkması, akabinde zorunlu aşılarla günlük hayatımıza dayatılması izlemekteiz! İnsan oğlu hayatına yeni hiç duyulmamış ve tahmin edimemiş salgın ile boğuşmakta.
Covit 19 – 3 Dünya savaşı mı acaba?
Sorusu akıllara gelmekte!
Tün Dünya üzerinde Pandemi izleri gözükmekte!
Manidar bir adım ile özelikle Asya kıtasında patlak vermesi enteresan: 2.Dünya Savaşında sade Japonya büyük Savaşa girmesi diğer komşuları Avrupa gibi maddi ve insani zarar görmedi.
Bügünler Uzak Doğu Çin, K.Kore – G. Kore, Afganistan, İran, Orta Doğu ve Akdeniz bölgesi 3 Dünya haraketi olarak görmemize yol açabilir…
İnsanoğlu yerinden yuvasından kaçması ülkesin sınırları açarak kendine huzur ve yeni yuva arayış içine girmesi 1933-1945 yılları anımsatması yol açmakta.
İzlenimlerim İnsanoğlu Hayatı ve yaşam yolunda yeni bir evre atlatma olarak gözükmekte.
Belli üst beğin planlanan bir senaryo üzerinde toplumu yönlendirmekte!
Kim bilir?
Olabilir mi dersiniz?
USA bugün geçmiş tarihte Almanya olarak görmeye istesek nereye çıkacak bu bakış izleyebiliriz…
Yola çıkalım: Afganistan Göç dalgası… –
3 Dünya savaşı…
Bir çok bölgede Sıkı yönetim.
Savaş, Soykırım…
Devamı nasıl olur?
Yeni devletler ortaya çıkabilir mi?
Örn. Doğu Avrupa Komunist sitemi kapalı ekonomi bugunlerde benzer ülke Çin Doğu Avrupa rölü biçilmiş olabilir mi?
Liberal Serbest Ekonomi sistemi…Rusya İran Afganistan…
Kim bilir?
Belki Yeni Devletler çıkabilir?
Eski var olan devletler yeni Düzen Covit 19 düzeni uygulayabilecek mi?
Üst beğin sınavını geçebilecekler mi?
Sıkı Yönetim aşılı toplum kapalı sınırlar Afganistan Molla rejimi Almanya olma yolunda başarabilir mi?
Bu bir Yeni Nazi Kampına benzeyebilir ve neler olur?
Şimdilik bilemiyoruz.
Gelmemiz gereken başladığımız konu:
Dünya Yöneten Asiller bize nasıl bir Dünya tasarladı?
Gizli dernekleri, organize suçları, kurumsal sahtekarlıkları ve elektronik silahlarıyla topluma saldırıyorlar…hayal edebiliriz.

Bu ailelerin toplu olarak İsviçre, Monako, Lihtenştayn ve Lüksemburg’da offshore hesaplarında trilyonlarca dolar var ve Dünyanın tüm merkez bankalarının ana bankasını, Uluslararası Ödemeler Bankası’nı kontrol ediyor ve organize suç yoluyla yılda yüz milyarlar kazanıyor.
Medya ve eğlence yoluyla toplumda kalıcı yalanları finanse ederler.
Kraliyet ailesinin üyeleri ve akrabaları olan Kara Asalet, tüm dini örgütleri, gizli toplulukları ve gizli örgütleri yönetir, örneğin: Cizvitler, Masonlar, Gül Haçlılar, Scientologistler, Kafatası ve Kemikler, Kabalistler, Wiccanlar, Yüzde Beş, Kolomb Şövalyeleri, Şövalyeler Malta, vb. tüm mafyalar, uyuşturucu kartelleri, sokak çeteleri ve motorcu çeteleri dahil olmak üzere organize suç örgütleri tarafından.
BM, NATO, Dünya Bankası, IMF, BIS, Dünya Ekonomik Forumu, Dünya Sağlık Örgütü, CERN, Deniz Hukuku, Interpol, Silahsızlanma Konferansı, Kızılhaç, Cenevre Sözleşmeleri, IAEA vb. gibi küresel kuruluşları kontrol ediyorlar. Suçlular, suçlayıcı deliller,çocuk istismarcılar, suç örgüt faaliyetlerinin finansmanı, rüşvet, gizli örgütler ve mafya taktikleri yoluyla her hükümete sızmalarında yardımcı olmaları gözle görünmeyen bir çok söylentileri sayabiliriz…
Uluslararası bankacılık finansörü Ronald Bernard, videosunda onlardan bahsetti.

Gerçeğin peşinde koşanların çoğu başlarını çevirip propaganda ve dezenformasyon internet sitelerinde tavuklar gibi koşmak ve “Dünya Küresel Elitleri”nin kim olduğunu bulmaya çalışmak istemiyor – ve orada onların Rothschild’ler ve Rockefeller’lar olduğu kokusunu alıyorlar.
Rothschild’ler ve Rockefeller’lar sadece muhasebeciler, Fast Money OJSC’nin mikro kredi departmanından memurlar.
Rothschild Baronları Dünya Elit Prensler ve Krallar hiyerarşisinin basamaklarında çok daha aşağıdadır ve Kraliyet ailelerin ve Vatikan için cüzdan görevi görürler.
Mantıksal olarak Dünya Seçkinleri sadece bir kaç aileler olduğuna şüphe yok.
Tarihleri yüzyıllar öncesine dayanan çok güçlü aileler.
Bunlar kraliyet aileleri, aristokrasinin soylu aileleri, soylular, vb.
Dünyanın her yerinde bulunurlar ve hepsi çok sayıda ortak hanedan evliliği yoluyla akrabalık ile ilişkilidir.
Bu, Dünya gezegeninde yaşayan İnsan ve İnsanlığın ve Canlıların üzerinde duran özel bir soylu yöneticiler Dünyanın Sahibler kastıdır.
Yani hepsi birbiriyle yakın veya uzak kan akrabalığı ile akrabadır. Aslında onlar kocaman bir ailedir ve hepsi uzak veya yakın akrabadır. Her şey soyağacıyla ilgili.
Ve araştırmamın gösterdiğine göre, en eski ve güçlü aileler Roma, İtalya’da.
Bunlar Roma Papa soylu aileleri.
Roma’nın Papa soyluları = Famiglie principesche romane veya sadece Aristocrazia Nera.
Avrupa hükümdarları tarafından Roma Soylulara – Pater principum et regum – Kralların ve Prenslerin Babaları- olarak tanınan egemen papazlar. Onlar hakkında böyle bir Fetva var ve tüm Avrupalılar o Fetfaya uyumak sorunda.
Aynı zamanda Roma ve Bizans’ın ilk ve en eski Hıristiyan monarşisinin temsilcileri ve yüzyıllar boyunca onlar birbirleriyle ve Avrupa’nın tüm kraliyet aileleriyle ilişki kurdu … Çok zengin olduktan sonra, tüm TNC şirketlerinin ve dünya bankalarının temeli ve temeli haline gelen yüzyıllar boyunca servetlerini katladılar. Ancak ilginç bir şekilde, aralarında en eski kökene sahip sadece bir aile var – bu Massimo ailesi = Massimo ailesi veya eski Roma takma adları = Fabius klanından (gens Fabia) Maximusgens Fabia – türkçe Tercume edilmesi durumda Maximusgens Fabia anlamı En üst Sevye gelmiş Soy temsilcisi.Onların üste sade Yaradan Tanrı!
Masonlar genellikle işaretlerini kullanırlar.
Onlar gizli el veya ikinci perdenin Efendisi.
Masonlar, Kara Asalet ziyafetlerinde Garsonluk yaparlar.
Daha yoğun Ust Asillerin toplantılarında Lojalar tamamı onların Hizmetkrları olarak görev alırlar.


Masonlar ve diğer okült örgütler, bilgileri birbirleriyle iletmek için Masonik el sıkışmalarını, sayılar, semboller ve ifadeler gibi kodları kullanır. Bir yalanı matematiksel bir kesinlikle yansıtabiliyorlarsa, o zaman yalanın doğru olduğunu düşünürler. Bugün hiçbir akademisyen, aydın, kurumsal lider, oligark ve bakan, general, aktör, astronot, başkan, bilim adamı ya da Mason locasının içinde olmayan herhangi bir kişi yoktur.
Amerika Birleşik Devletleri’nde ülke genelinde binlerce Mason locası var.
Şu anda Dünyada üzerinde yaklaşık yirmi milyon Mason olduğu tahmin edilmektedir.
Başkanların, Bakanların, Yargıçların, Ünlülerin, Bankacıların ve Toplumdaki diğer önemli şahsiyetlerin çoğu, çoğu farkında olmadan seçkinler için çalışıyor.
Herhangi bir tarikatta olduğu gibi, Mason sisteminde sadece tepedeki birkaç kişi planı kurar ve planı biliyor.
Önemli bir pozisyon için bir piyon gerektiğinde, ödüllendirilir ve artık geri dönemeyeceği an gelene kadar ilerlemeye hazırlanır. Hızlı ilerlemeye devam eder.
Elitlerinin küresel düşünce kuruluşları, Carnegie Barış Vakfı, Dış İlişkiler Konseyi (CFR), Bilderberg Kulübü, Roma Kulübü ve Üçlü Komisyon vardır.
Bu seçkin kulüplerin üstünde İngiliz MI6, Merkezi İstihbarat Teşkilatı (CIA) ve Mossad gibi gizli servisler var.

Kara Asalet temelinde Cizvitler var.
Tarikatın kurucusu Ignatius Loyola (Iñıgo López de Loyola) 1491’de Kuzeybatı İspanya’daki Bask bölgesinin Guipuzcoa eyaletinde doğdu. Gençliğinde Kral Ferdinand’ın sarayına intisap ederek askerî eğitim gördü. 1521’deki Pamplona muhasarası esnasında yaralandıktan sonra askerlik mesleğini bıraktı. Bu sırada tesadüf eseri okuduğu bir kitabın etkisiyle teolojiye yönelen ve “Mesîh’in askeri” olmaya karar veren Loyola, Manresa Manastırı’na girerek bir yıl kadar (1522-1523) tam bir keşiş hayatı yaşadı; manastırda iken Exercices Sprituels adlı eserini yazmaya başladı. 1523’te Kudüs’ü ziyaretinden sonra Alcala, Salamanque ve Paris üniversitelerinde tahsil gördü. Barselona’da Latince öğrendikten sonra felsefe tahsiline ağırlık verdi ve Paris Üniversitesi’nde felsefe alanında mastır yaptı (1534).

Loyola’nın Paris’te çevresine topladığı altı öğrenci Cizvit tarikatının ilk çekirdeğini oluşturdu. Bu öğrenciler 15 Ağustos 1534’te Montmartre’daki Meryem Kilisesi’nde fakirlik, iffetlilik ve bir an önce Kudüs’e giderek hıristiyan olmayanları bu dine davet etme, eğer oraya gidilemezse papanın hizmetine girme yemini ettiler; bir yıl sonra Venedik’te buluştuklarında Kudüs’e gitmenin imkânsızlığını görünce papanın hizmetine girdiler. 1537’de papaz tayin edilen Loyola, 1539’da tarikatın kurallarının ilk taslağı olan Formula Instituti’yi kaleme aldı. 1540’ta Papa III. Paul “Regimini militantis ecclesia” tamimiyle tarikatın kurulmasını kabul etti; yedi ay sonra da Loyola tarikatın başkanı seçildi. 1551’de Roma’da şimdiki adı Gregoriana Üniversitesi olan Roma Koleji’ni ve Almanya için din adamı yetiştirmek maksadıyla da Alman Koleji’ni kurdu. 1556’da ölen Loyola, 1609’da aziz olarak kabul edilmiş, 1622’de de kilisenin resmî azizler listesinde yer almıştır.

Loyola, kurduğu tarikata “Îsâ Cemiyeti” (daha çok “the Society of Jesus”un kısaltması olan SJ kullanılmaktadır) adını vermiştir. Cizvit (Jésuite) terimi ise bu tarikatın kuruluşundan önce de vardı ve Ortaçağ hıristiyan düşünürlerine göre bir hıristiyan öldükten sonra “Jesuita” (bir başka Îsâ) oluyordu. XVI. yüzyılın başından itibaren bu kavram farklı bir muhteva kazanarak “sahte Îsâ” veya “ikiyüzlü” mânasında kullanılmaya başlandı. İlk defa 1544’te “entrikacı, düzenbaz” anlamında, muhalifleri tarafından Îsâ Cemiyeti mensupları için de kullanılan bu terim, gerçek mânasıyla Îsâ Cemiyeti’nin diğer bir ismi oldu; ancak aşağılayıcı anlamıyla kullanımı da devam etti.

Müslümanlarla yapılan uzun mücadeleler sebebiyle halkın Hıristiyanlığa daha çok bağlandığı XVI. yüzyıl İspanya’sında ateşli bir İspanyol Katoliği olan Loyola, gençliğinde okuduğu şövalye romanları ve İslâm’a saldırılarla dolu Légende dorée’nin tesiriyle hem bir din kahramanı ve Tanrı şövalyesi olma, hem de bu yolda her güçlüğe göğüs gerecek bir ekip kurma düşüncesiyle yola çıkmıştı. Cizvitler’in hedefi bütün insanlığı hıristiyanlaştırmak ve hıristiyan olanların inançlarını hiç tâviz vermeden yaşamalarını sağlamaktı. Bundan dolayı Loyola, gerek bu teşkilâta girmek gerekse iyi bir Cizvit olarak yetişmek için oldukça katı ve sert kurallar koymuştu. Exercices Sprituels adlı eserinde kişinin ilâhî irade ve rızâyı hangi yollarla bulabileceğini en ince ayrıntılarıyla açıklamış, Formula Instituti’de ise tarikata girme, yetişme ve görevlerle ilgili kuralları tesbit etmişti. Cizvitler başlangıçta örnek bir ruhban hayatı sürerek, Luther’in hareketinin aksine kilise içinde kalarak reformlar yapmak istiyorlardı ve bu noktada diğer tarikatlardan farkları yoktu. Ancak Constitutions (kurallar) kitabında ortaya konan sistem ve metotlar onları diğerlerinden farklı kılmaktaydı ve bu sebeple de diğer tarikatlardan daha fazla üne kavuşmuşlardı. İlk taslağı 1539’da kaleme alınan ve geçici şekliyle 1551’de ilân edilen bu kurallar, Cizvit adayları için on yılı aşan bir eğitim ve öğretim süresi tesbit etmişti. Bu süre iki yıllık çömezlik döneminden sonra felsefe tahsili, beşerî ilimlerden birinde uzmanlaşma, staj ve dört yıllık teoloji tahsilini kapsıyordu. Ardından aday bir yıllık ikinci adaylık devresini yaşıyor ve daha sonra fakirlik, iffetlilik, itaat ve papaya bağlılık yeminleri etmek suretiyle tarikatın üyesi oluyordu. Tarikat başkanı ölünceye kadar görevde kalıyor, ona mutlak itaat şart koşuluyordu. Bizzat Loyola’nın ifadesine göre, “Tarikat müntesiplerine düşen cevap vermek değildir, niçin demek de değildir; ancak yapmak veya ölmektir” (ERE, VII, 501).

Tarikatta rahipliğe tayin yaşının alt sınırı otuzdur. Genellikle aday otuz yaşın hayli üstünde bir üyeye bağlanırdı. Tarikatta her Cizvit rahibi için yılda bir defa sekiz günlük veya hayatta iki defa otuzar günlük bir inzivâ ve yoğun ibadet döneminden geçme yükümlülüğü konulmuştur.

Roma’da oturan ve papaya daima bağlı kalan tarikat reisine, Cizvitler’in faaliyette bulundukları bölgelerin temsilcilerinden oluşan bir yardımcılar meclisi refakat eder. Genel meclis tarafından seçilen tarikatın reisi, kendisinde toplanan otoriteyi tarikatın ileri gelen üyeleri ve tayin ettiği yetkili kimselerle bir ölçüde paylaşır. Bu sonuncular arasında “rektör” diye adlandırılan üniversite ve bölge ileri gelenleri de vardır. Tarikatın üyeleri bu üst mevkide olanların yanında ders veren rahipler, rahip adayları ve ruhanî olmayan yardımcılardan oluşur. Bizzat Loyola tarafından hazırlanan bu kurallar, açıklandığında sıkıntı doğuracağı endişesiyle onun ölümüne kadar gizli tutulmuş, 1558-1559’da basılmakla birlikte satışa çıkarılmayarak sadece hizmet için kullanılagelmiştir. Cizvitlik, gerek teşkilât kurallarının oldukça sert oluşu ve gizli tutulması, gerekse teşkilât yapısı sebebiyle masonluğa benzetilmiştir (ERE, VII, 503).

Cizvit tarikatının misyonerlik faaliyeti yanında çok önemli diğer bir hedefi de eğitim ve öğretim müesseseleri kurmaktı. Nitekim Cizvitler’in kurduğu müesseseler zamanla Katolik kilisesinin başlıca öğretim teşkilâtı haline gelmiştir.

Cizvit tarikatının tarihî seyrini üç dönemde ele almak mümkündür. 1. 1540-1773 dönemi. Cizvit tarikatının 1540’ta resmen kuruluşundan itibaren 1640 yılına kadar geçen dönem tarikat tarihinde altın çağ olarak kabul edilmektedir. Loyola öldüğünde tarikatın 1000 üyesi, 150 kadar da kolej, lojman gibi muhtelif tesisleri vardı. Yüz yıl sonra üye sayısı 15.000’e, teşkilât sayısı da 550’ye çıktı. Bu dönemde Japonya, Habeşistan ve Kanada’da bazı başarısızlıkları ve kayıpları olmasına rağmen tarikat Çin’de ve Paraguay’da önemli ve sağlam bir noktaya ulaşmıştı. St. Francis Xavier’in 1541-1552 yılları arasında Hindistan ve Japonya’daki çalışmalarıyla başlayan misyonerlik faaliyetleri sonucu Hıristiyanlık bu iki ülkede hayli mesafe almıştır. XVI-XVII. yüzyıllarda tarikat çok çeşitli yerlerde teşkilâtlar kurmuş, Çin, Amerika (yerlilerin yaşadığı bölgeler), Kongo, Brezilya, Habeşistan, Güney Afrika, Yukarı Mısır, Peru, Meksika, Tataristan, Tibet gibi ülkelere heyetler gönderilmiştir. Bu dönemde açılan kolejlerdeki öğrenci sayısı 150.000’e ulaşmıştı. 1773’te ise Cizvitler’in sayısı 23.000’i, tesislerin sayısı 1600’ü bulmuştu. 800 kolejde 15.000 öğretmen görev yapıyordu. Cizvitler, Katolik dünyasının başlıca öğretim teşkilâtına sahip oldukları gibi aynı zamanda Katolik Avrupa’daki kralların yegâne günah çıkartan papazlarıydılar.

Cizvit tarikatındaki gizlilik ve üyelerin teşkilâta bağlılığı, okullarının başarısı, krallar nezdindeki itibarları ve mahallî kilise hiyerarşisine karşı bağımsızlıkları diğer tarikatların, bir tarikata bağlı olmayan rahiplerin ve üniversite çevrelerinin tepkisine yol açtı. Öte yandan ilâhî inâyet ve lutuf meselesinde muhalifleriyle aralarında teolojik tartışmalar ortaya çıktı. İnsanın iyiyi yapmaya gücü olmadığı, kurtuluşun ancak inâyet ve takdirle mümkün olabileceğini savunan St. Augustin’in doktrinini benimseyen Jansenistler’e karşı Cizvitler insanın iyiyi yapma, Tanrı’nın inâyetini kabul veya reddetme gücüne sahip olduğunu ileri sürdüler. Diğer taraftan Çin’de kurdukları kuvvetli bir teşkilâtta Cizvitler Çinliler’in inançlarına karşı oldukça hoşgörülü davrandılar ve hatta bazı Çin inançlarıyla Ahd-i Atîk arasında benzerlikler olduğunu savundular. Hıristiyan dünyası Cizvitler’in bu hoşgörülü tavrına da karşı çıktı. Onlara göre hıristiyanların dışındaki dünya şeytanın hâkimiyetindeydi ve putperest dünyaya karşı hoşgörü ve tâviz söz konusu olamazdı. Nihayet papalık, 1715 ve 1742’de Cizvitler’in haksız olduğunu ifade eden iki tamim neşretti. Ancak 1938’de Papa XII. Pie Cizvitler’in haklı, söz konusu tamimin ise yanlış olduğunu açıkladı. Cizvitler’in Paraguay’da oluşturdukları ve kendilerinin yönettiği bağımsız üniteler de ayrı bir tartışma konusu oldu. Paraguay’da otuz sekiz ünitede 110.000 yerli, seksen üç cizvit papazı tarafından yönetiliyordu. Önce Portekiz, ardından da İspanya Paraguay’daki bu bağımsız cizvit devletçiklerine son verdiler (1759, 1767). Nihayet bütün bu ihtilâflar sonunda papalık 1773’te Cizvit tarikatını feshetti.

  1. 1773-1814 dönemi. Bu dönemde Cizvit tarikatı resmen kapatılmış olmakla birlikte Rusya’da faaliyetini sürdürmüş, Fransa onların Hindistan ve Yakındoğu’daki faaliyetlerine müsaade etmiştir. 1814’te de Papa VII. Pie tarikatın faaliyetine resmen izin vermiştir.

  2. 1814’ten sonraki dönem. Cizvitler’in faaliyetlerinin serbest bırakılmasından sonra da gerek Avrupa gerekse Güney Amerika’da onlara karşı hareketler devam etmiştir. Pek çok yerde faaliyetleri yasaklanmış, aleyhlerinde yazılar yazılmıştır. Amerika’da ise Avrupa’dakinin aksine faaliyetlerini başarıyla sürdürmüşlerdir. Günümüzde Cizvitler’in 35.000 üyesi vardır ve Fransiskenler’den sonra ikinci büyük tarikattır. 3200 tesiste 13.000 papaz eğitim ve öğretimle meşgul olmaktadır.

Tarikat kuruluşundan bu yana otuz üç genel kongre yapmış olup tarikatın yazılı koleksiyonu, Loyola’nın iki kitabı yanında bu otuz üç kongrenin kararlarından oluşur. Bunların otuz bir (1965-1966) ve otuz ikincisinde (1974-1975) tarikatın idare sistemi, rahip seçimi ve üye yetiştirilmesinde değişiklik kararları alınmıştır.

Cizvitler misyonerliğin dışında Hıristiyanlık’la ilgili araştırmalar ve eğitimle de meşgul oldukları için pek çok sayıda ilim adamı ve düşünür yetiştirmişlerdir. Pierre Canisius, Roberto Bellarmino, Matteo Ricci, Teilhard de Chardin bunlardandır. Öte yandan Belçikalı bir Cizvit grup olan Bollandistler’in oldukça ciddi araştırmaları mevcuttur. Yeni Cizvit babalarından Henri de Lubac ve Jean Daniélon ile takipçileri modernist hareketler başlatmışlardır.

Devam edecek : 3 bölüm

By Aydınlık Luminous

Bilim kurgu Araştırma Güncel yaşam Tarih Gelecek Ekonomi Science fiction Research Current life History Future Economy